Azami tutukluluk süresi dosyanın soruşturma veya kovuşturma aşamasında bulunmasına, suçun ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmemesine ve bazı özel suç gruplarına göre değişir. CMK 102'deki üst sınırlar, tutukluluğun kendiliğinden bu sürelerin sonuna kadar devam edebileceği anlamına gelmez. Her aşamada kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve yargılamanın özenle yürütülmesi gerekir.
Süre hesabında suç tarihinden çok fiilî yakalama ve tutuklama tarihi, aynı dosyadaki kesintiler, dosyanın aşaması ve görevli mahkeme önemlidir. Birden fazla suç veya dosya varsa basit toplama yapılmadan kararlar incelenmelidir.
Asliye ceza davalarında azami tutukluluk süresi
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde kovuşturma dâhil genel tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Zorunlu hâllerde, gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Böylece kanundaki toplam üst sınır bir yıl altı aya ulaşabilir.
Bu uzatma otomatik değildir. Mahkeme zorunlu hâli, yargılamada yapılan işlemleri ve neden daha hafif tedbirin yeterli olmadığını göstermelidir. Dosyanın karmaşık olmadığı veya gecikmenin kamu makamlarından kaynaklandığı durumda azami sınıra dayanmak tek başına yeterli gerekçe oluşturmaz.
Ağır ceza davalarında azami tutukluluk süresi
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde temel süre en çok iki yıldır. Zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek uzatma yapılabilir. Genel olarak uzatma süresi toplam üç yılı geçemez; böylece iki yıllık temel süreyle birlikte toplam üst sınır beş yıl olabilir.
Devletin güvenliğine, anayasal düzene, millî savunmaya ve devlet sırlarına karşı kanunda belirtilen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda uzatma süresi toplam beş yıla kadar çıkabilir. Bu grupta temel süreyle birlikte kanuni üst sınır yedi yıla ulaşabilir.
“Ağır cezalık suç” ifadesi yalnız beklenen cezanın yüksekliğine göre kullanılmamalıdır. Mahkemenin görevi 5235 sayılı Kanun ve suçun kanuni niteliğine göre belirlenir.
Soruşturma aşamasında tutukluluk süresi
CMK 102/4, iddianame kabul edilmeden önceki soruşturma için daha kısa üst sınırlar öngörür:
- Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok altı ay,
- Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok bir yıl.
Kanunda gösterilen devlet güvenliği ve anayasal düzene ilişkin suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve toplu işlenen suçlarda soruşturma süresi en çok bir yıl altı aydır; gerekçe gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.
İddianamenin düzenlenmesi tek başına kovuşturmayı başlatmaz. Kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar. Soruşturma üst sınırı hesaplanırken bu tarih ayrımı önemlidir.
Örgüt ve terör suçlarında süre neden farklıdır?
Her “örgüt” iddiası otomatik olarak en uzun süreyi doğurmaz. Soruşturma bakımından kanundaki özel grup; belirli devlet suçları, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve toplu işlenen suçlardır. Tahliye talepleri hakkındaki karar süresinde ise “örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç” için ayrıca yedi günlük düzenleme bulunur. Bu iki hüküm birbirine karıştırılmamalıdır.
Kovuşturmada uzun uzatma sınırının uygulanabilmesi için suçun CMK 102/2'de sayılan bölümler veya TMK kapsamında olması gerekir. Dosya adında “örgüt” yazması tek başına yeterli değildir.
Çocuklar bakımından azami süre
CMK 102'deki süreler, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı; on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır. Yaş, karar tarihine değil suç tarihine göre değerlendirilir.
Çocuk tutukluluğu son çare olmalı ve mümkün olan en kısa süre sürmelidir. Kanuni üst sınırın altında kalınması, uzun çocuk tutukluluğunu kendiliğinden ölçülü hâle getirmez.
Azami sürenin dolması otomatik tahliye sağlar mı?
Kanuni üst sınır dolduğunda tutukluluğun devamına karar verilemez; kişi başka bir dosya veya kesinleşmiş ceza nedeniyle tutulmuyorsa serbest bırakılmalıdır. Bununla birlikte uygulamada tahliye işlemi için yargı merciinin karar ve yazışması gerekir. Süre yaklaşırken dosya ve infaz kayıtları üzerinden hesap yapılıp tahliye talebi sunulmalıdır.
Azami sürenin dolması üzerine kişi adli kontrol altına alınabilir. Bu adli kontrolün ihlali hâlinde CMK 112'de özel ve sınırlı yeniden tutuklama düzenlemesi bulunur.
Azami süre dolmadan tahliye mümkün müdür?
Evet. Üst sınır bir hedef süre değildir. Kaçma veya delil karartma riski ortadan kalkmışsa, delil zayıflamışsa ya da adli kontrol yeterliyse çok daha önce tahliye gerekir. Tutukluluk en geç otuzar günlük aralıklarla incelenir; kişi her zaman salıverilmesini isteyebilir.
Makul süre değerlendirmesinde dosyanın karmaşıklığı, sanık ve makamların davranışı, tutukluluğun gerekçesi ve yargılamadaki hareketlilik dikkate alınır. Yetkili makamlar tutuklu dosyayı özel bir özenle yürütmelidir.
İstinaf ve temyizde geçen süre nasıl değerlendirilir?
İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden sonra özgürlükten yoksun bırakmanın hukuki niteliği, yargılama öncesi tutukluluktan farklı değerlendirilir. Uygulamada CMK 102'deki azami tutukluluk hesabına hükümden sonraki kanun yolu süresinin dâhil edilmemesi yaklaşımı bulunmaktadır.
Bu durum istinaf veya temyizde sınırsız tutma yetkisi vermez. Hüküm kesinleşmemiştir; sanık kanun yolu aşamasında salıverilme isteyebilir. İncelemenin sürati, tutmanın dayanağı, ölçülülük ve kişi özgürlüğüne ilişkin anayasal güvenceler devam eder.
İlk derece hükmünün bozulmasından sonra sürenin hangi tarihler arasında ve hangi hukuki statüyle geçtiği ayrıca hesaplanmalıdır. Yalnız UYAP'taki toplam gün sayısına bakmak hatalı sonuca yol açabilir.
Birden fazla dosyada süre nasıl hesaplanır?
Her bağımsız tutuklama kararının dayandığı dosya ve tarih belirlenir. Aynı kişinin başka soruşturmalarda tutuklanmış olması, bir dosyadaki sürenin dolmasıyla mutlaka fiilen serbest kalacağı anlamına gelmez. Tahliye kararı verilse dahi başka yakalama, tutuklama veya kesinleşmiş ceza kaydı infaza devam ettirebilir.
Birleştirilen, ayrılan veya suç vasfı değişen dosyalarda görev ve süre hesabı teknik hâle gelir. Aynı olaya ilişkin tedbirin dosya numarası değiştirilerek yeniden başlatılıp başlatılmadığı incelenmelidir.
Sonuç
Soruşturmada genel üst sınırlar ağır cezalık olmayan işlerde altı ay, ağır cezalık işlerde bir yıldır; kanundaki özel suç ve toplu suç grubunda uzatmayla iki yıla çıkabilir. Kovuşturmada ağır cezalık olmayan işlerde uzatmayla bir yıl altı ay; ağır cezalık işlerde genel olarak beş yıl, kanundaki özel grupta yedi yıl kanuni üst sınıra ulaşabilir. Ancak tutuklama, şartları bittiği anda azami süre beklenmeden sona erdirilmelidir.
İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Azami süre; tutuklama kararları, iddianamenin kabulü, yaş, suç vasfı ve kanun yolu aşaması görülerek hesaplanmalıdır.
