Teşhis, mağdur veya tanığın şüpheliyi daha önce gördüğü kişi olarak belirlemesine yönelik soruşturma işlemidir. Canlı kişiler arasından veya fotoğraflar üzerinden yapılabilir. Teşhis sonucu önemli bir delil olabilir; fakat insan hafızasının yanılabilirliği nedeniyle yöntem, yönlendirme riski ve kişinin olay sırasındaki görme koşulları dikkatle incelenmelidir.
Tek bir fotoğraf gösterilip “sizi bu kişi mi dolandırdı?” diye sorulmasıyla usulüne uygun teşhis aynı değildir. Yanlış veya telkine açık yöntem, tanığın sonraki hatırlamasını da etkileyebilir. Bu nedenle işlemin başından itibaren denetlenebilir bir tutanak düzenlenmesi önem taşır.
Teşhis işlemi ne zaman yapılabilir?
Yakalanan kişinin suçun faili olup olmadığını belirlemek ve kimliğini tespit etmek için teşhis yapılabilir. İşlem, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda kolluk tarafından gerçekleştirilir. Teşhisin zorunlu olup olmadığı, olayın ve mevcut delillerin niteliğine göre değerlendirilir.
Tanık şüpheliyi zaten yakından tanıyorsa yapılan işlem klasik teşhisten çok kimlik doğrulama niteliği taşıyabilir. Yabancı bir kişinin kısa süre görülmesinde ise teşhisin yöntemi ve görme koşulları çok daha önemlidir.
Teşhisten önce eşkâl tarifi alınmalı mıdır?
Teşhis yaptırılacak kişinin, şüpheliyi görmeden önce failin cinsiyeti, yaşı, boyu, yüz özellikleri, kıyafeti ve ayırt edici işaretleri hakkında anlatımı kayda geçirilmelidir. Bu “ön tarif”, tanığın özgün hafızasıyla sonraki seçim arasında karşılaştırma yapılmasını sağlar.
Şüphelinin fotoğrafı önce gösterilip ardından tarif alınması, hatırlamayı fotoğrafa göre şekillendirebilir. Tanığın daha önce sosyal medyada, haberlerde veya kollukta kişiyi görüp görmediği de tutanakta açıklanmalıdır.
Canlı teşhis nasıl yapılır?
Şüpheli, dış görünüş bakımından kendisine benzeyen birden fazla kişinin arasına yerleştirilir. Kişiler arasında yaş, boy, saç, ten veya belirgin kıyafet bakımından şüpheliyi öne çıkaran bariz farklar bulunmamalıdır. Gerekli görülürse şüphelinin görünüşüyle ilgili makul düzenlemeler yapılabilir.
Teşhis yaptırılan kişi, şüpheliyi göremeyecek şekilde işlem gerçekleştirilebilir. Birden fazla mağdur veya tanık varsa birbirlerinden etkilenmemeleri için ayrı ayrı teşhis yaptırılır. Aralarında konuşmalarına veya önceki seçimi öğrenmelerine izin verilmemelidir.
İşlem gerektiğinde tekrarlanabilir; ancak her tekrar hafızanın ilk işlemdeki görüntüden etkilenmesi riskini taşır. Tekrarın nedeni ve kullanılan farklı kişiler tutanağa geçirilmelidir.
Fotoğraftan teşhis nasıl yapılır?
Canlı teşhisin mümkün olmadığı veya uygun bulunmadığı hâllerde fotoğraf kullanılabilir. Şüphelinin tek fotoğrafı yerine dış görünüş bakımından benzer kişilere ait birden fazla fotoğrafın aynı anda gösterilmesi gerekir. Fotoğrafların boyutu, çekim biçimi ve arka planı şüpheliyi belli edecek kadar farklı olmamalıdır.
Aynı kişinin çok sayıda fotoğrafını benzer kişilerin birer fotoğrafıyla birlikte göstermek yönlendirme yaratır. Kolluk görevlisi, ses tonu veya açıklamayla belirli fotoğrafı işaret etmemelidir. Tanığın “eminlik derecesi” kendi sözcükleriyle kaydedilmeli; sonradan yüzde yüz kesinlik atfedilmemelidir.
Sosyal medya hesabından bulunan tek görüntünün mağdura mesajla gönderilmesi, usulüne uygun fotoğraf teşhisi yerine geçmez. Böyle bir gösterim yine de dosyada yer alıyorsa hangi tarihte, kim tarafından ve hangi ifadelerle yapıldığı ortaya çıkarılmalıdır.
Teşhis sırasında avukat bulunur mu?
Şüpheli bakımından teşhis, savunma hakkıyla yakından ilgili bir soruşturma işlemidir. Müdafiin işlemden haberdar edilmesi ve hazır bulunma imkânı, işlemin güvenilirliği ile sonradan denetlenebilmesi açısından önem taşır. Somut olayda zorunlu müdafilik şartları varsa ayrıca gözetilmelidir.
Avukatın rolü tanığa müdahale etmek değil; benzer kişilerin seçimi, yönlendirici davranış, tutanak ve işlemin usulünü gözlemlemektir. Müdafi bulunmadan yapılan işlemin sonucu, ihlalin niteliği ve diğer delillerle birlikte hukuka uygunluk bakımından tartışılabilir.
Teşhis tutanağında neler bulunmalıdır?
Tutanakta işlemin tarihi, yeri, başlangıç-bitiş saati, savcı talimatı, hazır bulunanlar ve teşhis yöntemi yer almalıdır. Ön eşkâl tarifi, gösterilen kişi veya fotoğrafların özellikleri, tanığın seçimi ve kesinlik ifadesi kaydedilmelidir.
Mümkünse işlem görüntü veya fotoğrafla belgelendirilir. Canlı teşhiste dizilimin, fotoğraf teşhisinde kullanılan bütün fotoğrafların dosyada korunması savunmanın sonradan usulü denetlemesini sağlar. Yalnız “usulüne uygun teşhis etti” şeklindeki sonuç tutanağı yeterli ayrıntı sağlamaz.
Hatalı teşhis neden olabilir?
Karanlık, kısa gözlem süresi, failin yüzünü kapatması, yoğun stres, silah odağı ve farklı etnik görünüşe ilişkin algı güçlüğü hatırlamayı etkileyebilir. Olay ile teşhis arasındaki sürenin uzaması da hafıza kaybını artırır.
Tanığın samimi olması yanılmayacağı anlamına gelmez. Kişi seçiminin doğru olduğuna içtenlikle inanabilir; ancak önceki yönlendirici fotoğraf gösterimi veya başka tanıkların sözleri hafızasını değiştirmiş olabilir. Bu nedenle güvenilirlik yalnız duruşmadaki özgüvene göre ölçülmemelidir.
Usulsüz teşhise nasıl itiraz edilir?
İtirazda işlemin hangi yönünün güvenilirliği bozduğu somutlaştırılmalıdır. Örneğin:
- Ön eşkâl tarifinin alınmaması,
- Tek fotoğraf gösterilmesi,
- Benzer olmayan kişilerin kullanılması,
- Tanıkların birlikte işlem görmesi,
- Şüphelinin önceden kelepçeli veya kolluk yanında gösterilmesi,
- Müdafiin haberdar edilmemesi,
- Fotoğraf dizisinin ve ayrıntılı tutanağın dosyada bulunmaması,
- Tanığın daha önce aynı kişiyi medyada görmesi.
İşlemin kayıtları, kamera görüntüsü, fotoğraf dizisi ve kolluk görevlilerinin açıklaması istenebilir. Usulsüzlüğün delili hukuka aykırı hâle getirip getirmediği ve mahkûmiyete etkisi mahkemece gerekçeli biçimde değerlendirilmelidir.
Teşhis tek başına mahkûmiyete yeter mi?
Usulüne uygun teşhis önemli delildir; fakat mutlak bilimsel kesinlik taşımaz. Olayı görme koşulları zayıf, işlem yönlendirici veya ön tarif şüpheliyle uyumsuzsa tek teşhisle mahkûmiyet kurulması ciddi hata riski doğurur. Kamera, HTS, parmak izi, dijital kayıt veya eşya gibi bağımsız delillerle karşılaştırma yapılmalıdır.
Mahkeme, tanığın sanığı duruşmada göstermesini önceki usulsüz işlemin etkisinden bağımsız varsaymamalıdır. İlk kez gösterilen fotoğraf sonraki yüz tanımasını değiştirebilir. Kararda bu zincir ve savunmanın itirazları tartışılmalıdır.
Sonuç
Teşhis işleminin güvenilirliği, tanığın hafızası kadar kullanılan usule bağlıdır. Ön tarif alınması, benzer kişiler veya fotoğraflar kullanılması, tanıkların ayrı tutulması, yönlendirmeden kaçınılması ve bütün sürecin belgelenmesi gerekir. Teşhis, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmeli; kesinlik görünümü altında hata ihtimali göz ardı edilmemelidir.
İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Teşhisin geçerliliği için işlem tutanağı, kullanılan fotoğraflar ve olayın görme koşulları birlikte incelenmelidir.
