12 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye’de bütün yapay zekâ sistemlerini tek çatı altında düzenleyen yürürlükte özel bir yapay zekâ kanunu bulunmuyor. TBMM’de genel ve konuya özgü birden fazla teklif komisyonda; mevcut uyuşmazlıklar ise KVKK, borçlar, tüketici, telif, ceza ve sektörel kurallarla değerlendiriliyor.
Bir chatbotun yanlış bilgi vermesi, yüz tanıma sisteminin veri işlemesi veya yapay zekâ görselinin başkasının eserine benzemesi bugün de mevcut hukuk kurallarıyla incelenebilir. Karışıklığın temel nedeni, kanun teklifi ile yürürlükteki kanunun aynı şey sanılmasıdır.
Güncel durum değerlendirilirken her teklifin kapsamı ve yasama aşaması, somut olaya uygulanacak mevcut kurallardan ayrı gösterilmelidir.
Genel bir yapay zekâ kanununun bulunmaması, yapay zekâ kullanımının hukuk dışında kaldığı anlamına gelmez. Bir projede kişisel veri işleniyorsa KVKK; sözleşme ilişkisi ve zarar varsa borçlar hukuku; eser veya içerik kullanılıyorsa fikri haklar; suç oluşturan bir davranış varsa ceza hukuku gündeme gelebilir. Bu nedenle doğru soru yalnızca “özel kanun var mı?” değildir. Kullanım senaryosundaki veri, taraf, sözleşme, içerik ve sektör bağlantılarının bugün yürürlükte olan kurallarla nasıl karşılandığı da görülmelidir.
TBMM’de birden fazla teklif var; hiçbiri yürürlükte genel kanun değil
TBMM’de 2/2234 esas numarasıyla kayıtlı genel bir Yapay Zekâ Kanun Teklifi vardır ve resmî kayıtta hâlen komisyondadır. Bunun yanında, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin izinsiz paylaşılması gibi daha dar konulara ilişkin başka teklifler de komisyon gündemindedir. Tekliflerin varlığı, Türkiye’de kapsamlı bir yapay zekâ kanununun yürürlüğe girdiği anlamına gelmez. Güncel mevzuat kontrolünde her teklif için esas numarası, kapsamı, komisyon durumu, kabul tarihi, yayımlanma ve yürürlük tarihi ayrı kaydedilmelidir. Teklif metni yasama sürecinde değişebilir; bağlayıcı sonuç için kabul, Resmî Gazete’de yayımlanma ve yürürlük aşamalarının ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Şirketlerin yalnızca 2/2234 sayılı teklifteki hükümlere veya yaptırım taslaklarına göre uyum planı kurması doğru değildir.
KVKK yapay zekâ kullanımına bugün de uygulanır
Yapay zekâ sistemi kişisel veri işliyorsa, özel bir AI kanunu beklenmeden 6698 sayılı Kanun’un ilke ve yükümlülükleri gündeme gelir. KVKK Kurumu, üretken yapay zekâ sistemlerinin yaşam döngüsündeki veri işleme faaliyetlerini ve aktörlerin sorumluluklarını açıklayan özel bir rehber yayımlamıştır.
Her AI projesinde veri kategorileri, amaç, işleme şartı, aktarım ve güvenlik tedbirleri ayrı bir kontrol başlığı olmalıdır.
Müşteri konuşmalarını analiz eden model, 'deneme sürümü' olduğu için kişisel veri kurallarının dışında kalmaz. KVKK’nın uygulanması, kullanılan yazılımın yerli veya yabancı olmasından çok veri işleme faaliyetinin niteliğine bağlıdır.
Zarar ve sözleşme sorunları mevcut özel hukukla çözülür
Yapay zekâ çıktısının ekonomik veya kişisel zarara yol açması, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümlerini gündeme getirebilir. Kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar verme ile sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi aynı sorumluluk yolu değildir. Taraflar, zarar türü, sözleşme, kusur ve illiyet bağı olayın gerçek akışına göre ayrıştırılmalıdır.
AI destekli muhasebe hizmetinin müşteriye hatalı rapor sunması ile yazılım sağlayıcının taahhüt ettiği özelliği hiç sunmaması farklı ilişkilerde değerlendirilir. Özel AI kanununun yokluğu, zarar görenin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı sonucunu doğurmaz.
Telif ve ceza kuralları teknolojiye göre askıya alınmaz
Yapay zekâ ile üretilen içerikler, kullanılan materyal ve sonucun niteliğine göre FSEK, kişilik hakları veya Türk Ceza Kanunu hükümleriyle temas edebilir.
İçerik dosyalarında kaynak materyal, üretim talimatı, son kullanım ve yayın amacı ayrı kaydedilmelidir.
Ceza sorumluluğu veya telif ihlali, sırf içerik yapay zekâ ile üretildi diye otomatik oluşmaz; ilgili kanuni şartların somut fiilde bulunması gerekir. Gerçek kişinin sesiyle üretilen sahte yatırım çağrısı ile insan katkısı bulunan soyut bir AI illüstrasyonu aynı hukuki soruyu cevaplamaz. Teknolojinin adı, farklı hukuk alanlarının şartlarını tek bir genel 'AI ihlali' başlığı altında birleştirmez.
Sektörel ve uluslararası kurallar ayrıca kontrol edilir
Finans, sağlık, istihdam, reklam ve ürün güvenliği gibi alanlarda kullanılan sistemler, ilgili sektörün mevcut kurallarına da tabidir. AB pazarına sunulan veya AB’de kullanılan belirli sistemler bakımından Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü’nün (AI Act) kapsam ve takvimi, Türkiye’de özel kanun bulunmamasından bağımsız olarak önem taşıyabilir. Hedef pazar, kullanıcı ülkesi, sektör ve sistemin rolü sözleşme imzalanmadan önce belirlenmelidir.
Ankara’da geliştirilen işe alım yazılımının AB’deki müşterilere sunulması, yalnızca Türk iç hukukuyla sınırlı bir uyum planını yetersiz bırakabilir. AB düzenlemesinin varlığı, Türkiye’deki her AI kullanımına doğrudan ve aynı biçimde uygulandığı anlamına gelmez.
Kanun teklifleri hakkında iki ayrım
Yapay zekâ kanun teklifi şirketler için bağlayıcı mı?
Komisyon aşamasındaki kanun teklifi yürürlükte kanun değildir. Şirketler bugün yürürlükteki mevzuata uymalı; teklif sürecini ayrıca izlemelidir.
Özel kanun yoksa AI sözleşmesi gereksiz mi?
Hayır. Mevcut borçlar, veri koruma ve fikri hak kuralları taraflar arasındaki ilişkiye uygulanabilir; sözleşme bu ilişkinin kapsamını ve risk paylaşımını açıklığa kavuşturur.
Türkiye’deki güncel tablo
Türkiye’de genel AI kanunu henüz yürürlükte olmasa da yapay zekâ kullanımı mevcut hukukun dışında değildir. Doğru yöntem, 'AI kanunu var mı?' sorusundan sonra olayın veri, sözleşme, içerik, tüketici, ceza ve sektör boyutlarını ayrı incelemektir.
Bu sayfa güncel genel mevzuat durumunu açıklar; AB AI Act’in Türk şirketlerine etkisi ayrı makalede değerlendirilmiştir.
Aktörler arasındaki genel dağılım için sorumluluğun aktörler arasında dağılımı yazımız bütünleyici bir çerçeve sunar.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın koşulları farklıdır ve somut durum ayrıca değerlendirilmelidir. Son hukuki kontrol: 12 Temmuz 2026. Konuyla ilgili destek için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.
