Asliye ceza mahkemesi, kanunların ayrıca görev verdiği hâller ve ağır ceza veya sulh ceza hâkimliğinin görevleri dışında kalan ceza davalarına bakar. Mahkeme tek hâkimle çalışır. Yargılama iddianamenin kabulüyle başlar; bazı uygun dosyalarda basit yargılama usulüyle duruşma açılmadan karar verilebilse de olağan usulde ilk duruşma, deliller, esas hakkında mütalaa ve hüküm aşamaları izlenir.

Mahkeme binası ve duruşma dosyası illüstrasyonu

“Asliye” adı, dosyanın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Hapis cezası, adli para cezası, müsadere, ehliyete el koyma ve mesleki sonuçlar gündeme gelebilir. Savunma ve delil talepleri ilk aşamadan itibaren hazırlanmalıdır.

Asliye ceza mahkemesi hangi suçlara bakar?

5235 sayılı Kanun uyarınca ceza davalarının genel görevli mahkemesi asliye ceza mahkemesidir. Ağır ceza mahkemesine veya özel bir mahkemeye verilmemiş suçlar burada görülür. Basit yaralama, tehdit, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve mala zarar verme gibi pek çok suç, nitelikli hâl ve yaptırım sınırına göre asliye cezanın görevine girebilir.

Görev yalnız suçun günlük dildeki adına bakılarak belirlenmez. Nitelikli hâl, kanundaki cezanın üst sınırı ve özel görev hükümleri incelenir. Aynı olayda bağlantılı ağır cezalık suç bulunması görevi etkileyebilir.

Sulh ceza hâkimliği, ceza davasında hüküm veren genel bir mahkeme değil; soruşturmadaki koruma tedbirleri ve kanunun verdiği diğer işleri yürüten hâkimliktir. Bu iki makam karıştırılmamalıdır.

İddianame ve tensip aşaması

Cumhuriyet savcısı yeterli şüphe gördüğünde iddianame düzenler. Asliye ceza mahkemesi iddianameyi on beş gün içinde kabul veya CMK 174'teki nedenlerle iade eder. Kabul ile kamu davası açılır.

Tensip zaptında sanık, müşteki ve tanıkların çağrılması; adli sicil, rapor veya kamera gibi belgelerin istenmesi ve ilk duruşma tarihi kararlaştırılır. Sanığa iddianame ve çağrı kâğıdı tebliğ edilir.

Savunma, tensipte eksik görülen delillerin toplanmasını duruşmadan önce isteyebilir. Tebligat ve adres kayıtları kontrol edilmeli; yalnız e-Devlet ekranına güvenilmemelidir.

Basit yargılama usulü uygulanabilir mi?

Asliye ceza mahkemesi, iddianamenin kabulünden sonra kanundaki şartlar varsa basit yargılama usulünü seçebilir. Bu usulde taraflara iddia ve savunmalarını yazılı bildirmeleri için süre verilir; duruşma açılmadan dosya üzerinden hüküm kurulabilir ve sonuç cezada kanuni indirim uygulanır.

Her asliye ceza dosyası basit yargılamaya uygun değildir. Kanundaki ceza sınırı, yaş ve özel suç veya bağlantı hâlleri değerlendirilir. Hâkim gerekli görürse her aşamada olağan duruşma usulüne dönebilir.

Basit yargılama hükmüne itiraz edilirse duruşma açılır. İtirazın kim tarafından yapıldığı, indirim ve aleyhe sonuç bakımından kanundaki özel kurallar önemlidir.

İlk duruşmada ne olur?

Olağan yargılamada yoklamadan sonra sanığa suçlama ve hakları açıklanır, sorgusu yapılır. Müşteki veya mağdur dinlenir; katılma talebi karara bağlanır. Hazır veya çağrılmış tanıklar dinlenebilir, belge ve raporlar tartışılır.

Sanık susma hakkını kullanabilir. Açıklama yapacaksa olayın kronolojisini ve delil itirazlarını net sunmalıdır. Önceki ifadeyle çelişki varsa nedeni sorulur. Müdafi, sanığa hukuki yardım sağlar ve delil taleplerini açıklar.

Dosya tamamlanmışsa ilk celsede hüküm mümkündür. Eksik delil varsa ara karar kurularak sonraki duruşma günü belirlenir.

Sanık duruşmaya gelmezse ne olur?

Usulüne uygun çağrıya rağmen mazeretsiz gelmeyen sanık hakkında zorla getirme veya koşullarına göre yakalama kararı verilebilir. Sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulması kural olarak mümkün değildir; kanundaki yokluk istisnaları saklıdır.

Sanık daha önce sorgulanmışsa ve duruşmadan bağışık tutulmuşsa bazı oturumlara müdafii katılabilir. Hapis dışındaki sonuç veya dosyanın niteliği de değerlendirmeyi etkiler. Mahkeme sanığın bizzat hazır bulunmasını her zaman isteyebilir.

Sağlık mazereti veya başka zorunluluk belgeyle ve zamanında sunulmalıdır. Yalnız avukata haber vermek, mahkemeye yapılmış usulî başvuru yerine geçmeyebilir.

Müşteki gelmezse dava düşer mi?

Hayır. Kamu davası savcı tarafından yürütülür; müştekinin bir celseye gelmemesi otomatik düşme nedeni değildir. Şikâyete bağlı suçlarda geçerli şikâyetten vazgeçme varsa ve diğer şartlar oluşmuşsa düşme gündeme gelir.

Mağdurun beyanı dosya için gerekli görülüyorsa yeniden çağrı veya zorla getirme kararı verilebilir. Katılan sıfatı kazanılmış ve vekil bulunuyorsa temsilin kapsamı ayrıca değerlendirilir.

Delil ve tanık talepleri nasıl sunulur?

Talebin hangi olguyu ispatlayacağı açıklanmalıdır. “Bütün kamera kayıtları getirilsin” yerine yer, tarih ve saat aralığı; tanık için olayın hangi bölümünü gördüğü belirtilmelidir. Dijital delilde cihaz, hesap aidiyeti ve özgün kayıt; sağlık dosyasında ilgili tarih gösterilmelidir.

Mahkeme ilgisiz, davayı uzatma amacı taşıyan veya hukuka aykırı delil talebini gerekçeyle reddedebilir. Ret gerekçesi tutanağa geçirilmelidir. Taraflar kendi ellerindeki belgeyi dosyaya sunarken kaynağını ve hukuka uygun elde edildiğini açıklamalıdır.

Savcının mütalaası ve son savunma

Deliller tamamlanınca duruşma savcısı esas hakkında görüşünü açıklar. Bazı asliye ceza oturumlarında savcının bulunmasına ilişkin görev düzeni kanuna ve mahkeme uygulamasına göre değişebilse de esas hakkındaki iddia makamı görüşü usulüne uygun şekilde dosyaya yansır.

Sanık ve müdafi mütalaaya karşı savunma için süre isteyebilir. Mahkeme savcının beraat veya mahkûmiyet talebiyle bağlı değildir. Hukuki nitelendirme değişirse sanığa ek savunma hakkı verilmelidir.

Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir. Son söz hakkı şekli bir işlem değil, karar öncesi son savunma güvencesidir.

Mahkeme hangi kararları verebilir?

Asliye ceza mahkemesi beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya reddi gibi hükümler kurabilir. Mahkûmiyette hapis, adli para cezası, seçenek yaptırım, erteleme, HAGB koşulları ve güvenlik tedbirleri suç ve kişi bakımından değerlendirilir.

Kısa karar duruşmada açıklanır; gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilir. Kararda delillerin neden kabul veya reddedildiği ve ceza hesabı gösterilmelidir.

Asliye ceza kararına karşı istinaf

Kanunun kesin saydığı kararlar dışında asliye ceza mahkemesi hükümlerine karşı bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Başvuru süresi, gerekçeli kararın tebliği ve hükmün açıklanma biçimi dikkate alınarak yürürlükteki CMK'ya göre hesaplanmalıdır.

İstinaf dilekçesinde delil değerlendirme hatası, eksik araştırma, hukuka aykırı delil, savunma hakkı ihlali ve cezanın belirlenmesi gibi itirazlar somutlaştırılabilir. Bölge adliye mahkemesi kararı bazı hâllerde temyize açıktır.

Asliye ceza davası ne kadar sürer?

Tüm davalar için sabit süre yoktur. Tebligat, tanıkların bulunması, bilirkişi ve kurum cevapları süreyi etkiler. Taraflar ara kararların yerine getirilip getirilmediğini takip edip eksik cevabı erken bildirebilir.

Makul sürede yargılanma hakkı asliye ceza dosyaları için de geçerlidir. Gereksiz tekrar ve hareketsizlikler somut olarak kayda geçirilip giderilmesi istenebilir.

Sonuç

Asliye ceza mahkemesi tek hâkimle çalışan genel görevli ceza mahkemesidir. Dava iddianamenin kabulüyle başlar; olağan duruşma veya şartları varsa basit yargılama usulü uygulanabilir. İlk celsede savunma ve delil talepleri önem taşır. Hükme karşı koşullarına göre istinaf ve sonrasında temyiz yolu bulunabilir.

İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Görev, uygulanacak yargılama usulü ve kanun yolu suç maddesi ile karar tarihine göre kontrol edilmelidir.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar
  1. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri Kanunu m.11 ve m.14. — Resmî kaynağı aç
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.170–232, m.251–252 ve m.272 devamı. — Resmî kaynağı aç
  3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.36 ve m.38. — Resmî kaynağı aç
  4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6. — Resmî kaynağı aç