Dava zamanaşımı, suçun işlenmesinden sonra kanunda belirlenen sürede kesin hüküm kurulamazsa kamu davasının düşmesini sağlar. Ceza zamanaşımı ise kesinleşmiş mahkûmiyetin belirli sürede infaz edilmemesi hâlinde cezanın infaz edilememesidir. İki süre aynı değildir: dava zamanaşımı hüküm kesinleşinceye kadar, ceza zamanaşımı mahkûmiyet kesinleştikten sonra gündeme gelir.
Zamanaşımı yalnız takvimden yıl çıkarmakla hesaplanamaz. Suçun nitelikli hâli, ceza üst sınırı, suç tarihi, teşebbüs veya zincirleme yapı, yaş, durma ve kesilme işlemleri incelenmelidir. Kesilme nedeniyle dava zamanaşımı genel sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir.
Dava zamanaşımı süreleri nelerdir?
TCK 66'ya göre kanunda başka hüküm yoksa kamu davası şu sürelerin geçmesiyle düşer:
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda otuz yıl,
- Müebbet hapis gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
- Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis gerektiren suçlarda yirmi yıl,
- Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda on beş yıl,
- Beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda sekiz yıl.
Süre, somut olayda verilecek sonuç cezaya değil suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir. Seçimlik hapis veya adli para cezasında hapis üst sınırı dikkate alınır.
Nitelikli hâl cezanın üst sınırını değiştiriyorsa uygulanma ihtimali ve iddianamedeki olay değerlendirilir. Yaş indirimi dışında artırma ve indirimler zamanaşımı üst sınırı hesabında kural olarak dikkate alınmaz; kanundaki özel hükümler saklıdır.
Çocuklarda dava zamanaşımı
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş fakat on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından genel sürelerin yarısı; on beş yaşını doldurmuş fakat on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda üçte ikisi uygulanır.
Yaş suç tarihine göre belirlenir. Zincirleme suç farklı yaş dönemlerine yayılıyorsa her eylemin ve son fiilin durumu teknik hesap gerektirir.
On iki yaşından küçük çocuğun ceza sorumluluğu bulunmadığından kamu davası yürütülemez; zamanaşımı hesabından önce yaş nedeniyle sorumsuzluk değerlendirilir.
Dava zamanaşımı hangi tarihten başlar?
Tamamlanmış suçta süre suçun işlendiği günden başlar. Teşebbüste son hareketin yapıldığı, kesintisiz suçta kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçta son suçun işlendiği, çocuklara karşı üstsoy veya nüfuz sahibi kişilerce işlenen belirli suçlarda çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği tarih gibi özel başlangıçlar bulunur.
Neticenin sonradan gerçekleştiği suçlarda suç tipine göre fiil veya netice tarihi incelenir. Taksirli suçta hareket ile ölüm arasında zaman varsa kanuni ve içtihadi başlangıç kuralları uygulanır.
Suçun öğrenilme tarihi genel dava zamanaşımını başlatmaz; ancak şikâyet süresi veya özel dava şartı için önemlidir.
Zamanaşımını durduran nedenler
Soruşturma veya kovuşturmanın izin veya karar alınması, bekletici sorun çözümü gibi kanuni bir engele bağlı olduğu hâllerde zamanaşımı durur. Engel kalkıncaya kadar geçen süre hesaba katılmaz, sonra kaldığı yerden devam eder.
Kaçaklık kararının zamanaşımına etkisi, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi dönemleri özel hükümlerle düzenlenir. Uzlaştırmada ilk tekliften rapora kadar, HAGB denetiminde ve bazı erteleme kurumlarında süre işlemez.
Her dosyanın beklemesi “durma” değildir. Bilirkişi raporunun gecikmesi veya mahkemenin işlem yapmaması kanunda durma nedeni sayılmıyorsa takvim işlemeye devam eder.
Zamanaşımını kesen işlemler
Dava zamanaşımı şüpheli veya sanığın savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorgusu, tutuklama, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı gibi TCK 67'de sayılan işlemlerle kesilir. Kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar.
Birden fazla kesilme varsa süre her seferinde yeniden başlar; ancak toplam süre ilgili dava zamanaşımının en fazla yarısı kadar uzayabilir. Örneğin sekiz yıllık temel süre, kesilmelerle en fazla on iki yıla ulaşır. Durma dönemleri bu üst sınıra ayrıca eklenebilir.
İştirak hâlinde bir sanık hakkında kesilme nedeninin diğer sanıklara etkisi TCK'nın özel hükmüne göre değerlendirilir. Dosyadaki her evrak kesici işlem değildir.
İstinaf ve temyizde zamanaşımı işler mi?
Hüküm kesinleşinceye kadar dava zamanaşımı kural olarak işlemeye devam eder. Dosyanın bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayda bulunması süreyi kendiliğinden durdurmaz. Kanunda sayılan kesme ve durma işlemleri ayrıca uygulanır.
Mahkûmiyet hükmü zamanaşımını keser; bozma sonrası süre yeniden işlemeye devam edebilir. Kanun yolu incelemesi uzadığında toplam süre dolarsa düşme kararı gündeme gelir.
Hüküm yalnız müsadere veya başka yönlerden kesinleşmişse suç ve sanık bakımından kesinlik kapsamı incelenmelidir.
Hangi suçlarda zamanaşımı yoktur?
Soykırım ve insanlığa karşı suçlarda dava ve ceza zamanaşımı işlemez. Yurt dışında işlenen ve TCK 66/7 kapsamındaki bazı ağır suçlarda Türkiye'de dava zamanaşımı uygulanmamasına ilişkin özel hüküm bulunur.
Anayasa ve özel kanunlar belirli suçlarda farklı süre veya zamanaşımı yasağı öngörebilir. Suçun adı yerine ilgili madde ve tarih kontrol edilmelidir.
Disiplin soruşturması ve tazminat zamanaşımı, ceza davası zamanaşımından farklıdır. Ceza davası düşse bile özel hukuk talebi kendi süresine göre devam edebilir.
Ceza zamanaşımı süreleri nelerdir?
Kesinleşmiş cezaların infazında TCK 68'e göre genel süreler şöyledir:
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl,
- Müebbet hapis cezalarında otuz yıl,
- Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmi dört yıl,
- Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl,
- Beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl.
Bir hükümde birden fazla ceza varsa süreler ve infaz içtiması ayrıca hesaplanır. Güvenlik tedbirleri ile hak yoksunluklarının zamanaşımı rejimi ceza türünden farklı olabilir.
Çocuklar hakkında hükmedilen cezaların zamanaşımında TCK 68'deki yaş oranları uygulanır.
Ceza zamanaşımı ne zaman başlar ve kesilir?
Ceza zamanaşımı hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir nedenle kesintiye uğradığı günden başlar. Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından yapılan tebligat veya yakalama gibi kanunda sayılan işlemler süreyi kesebilir.
Hükümlünün üst sınırı iki yıldan fazla hapis gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi de ceza zamanaşımını kesen nedenler arasında olabilir. Kesilme sonrası süre yeniden başlar.
Kaçmak veya adres değiştirmek zamanaşımı süresini kendiliğinden her durumda durdurmaz; yakalama ve infaz işlemleri incelenir. Hükümlü hakkında yapılan her UYAP kaydı kesici değildir.
Zamanaşımı dolunca ne olur?
Dava zamanaşımı dolmuşsa mahkeme davanın düşmesine karar verir. Savcı soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Zamanaşımı kamu düzenindendir ve resen dikkate alınır; sanığın kabulü gerekmez.
CMK 223/9 uyarınca derhâl beraat verilebilecek hâlde düşme kararı verilemez. Fakat beraat için ek araştırma gerekiyorsa zamanaşımı nedeniyle yargılamaya devam edilmez.
Ceza zamanaşımı dolarsa kesinleşmiş ceza infaz edilmez. Mahkûmiyet hükmü tarihsel olarak ortadan kalkmaz; adli sicil ve hak yoksunluğu sonucu kendi mevzuatına göre değerlendirilir.
Zamanaşımı nasıl hesaplanmalıdır?
Sağlıklı hesap için şu tarihler tablo hâlinde çıkarılmalıdır:
- Her suç ve fiilin tarihi,
- Suç maddesi ve kanuni üst sınır,
- Failin suç tarihindeki yaşı,
- İfade, sorgu, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet tarihleri,
- Uzlaştırma, izin, kaçaklık, HAGB veya erteleme durma dönemleri,
- İstinaf, bozma ve kesinleşme tarihleri.
Sistemde görünen “dosya açılış tarihi” çoğu zaman başlangıç değildir. Aynı dosyadaki her suç için süre farklı olabilir. Lehe kanun değişikliği suçun ceza üst sınırını düşürmüşse zamanaşımı yönünden de lehe sonuç doğurabilir.
Sonuç
Dava zamanaşımı hüküm kesinleşene kadar suçun kovuşturulabilme, ceza zamanaşımı kesinleşmeden sonra cezanın infaz edilebilme süresidir. Genel dava süreleri sekiz yıldan otuz yıla, ceza süreleri on yıldan kırk yıla uzanır. Kesilme süreyi yeniden başlatır ve dava süresini en fazla yarı oranında uzatır; durma dönemleri hesaba katılmaz. Her suç ve sanık için ayrı kronoloji çıkarılmalıdır.
İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Zamanaşımı hesabı, suç vasfı ve dosyadaki bütün kesme-durma işlemleri görülmeden yalnız suç tarihine göre yapılamaz.
