Meşru savunma, kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da tekrarı muhakkak haksız saldırıyı o anda ve saldırıyla orantılı biçimde uzaklaştırmasıdır. Şartları tam ise fiil hukuka uygundur ve sanık hakkında beraat kararı verilir. Savunma sınırı mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aşılmışsa ceza verilmesine yer olmadığı; başka biçimde aşılmışsa indirimli ceza gündeme gelebilir.

Hâkim tokmağı, karar belgesi ve takvim illüstrasyonu

Meşru savunma “ilk vuran her zaman suçludur” veya “evime gireni istediğim gibi yaralayabilirim” gibi otomatik kurallarla belirlenmez. Saldırı, zaman, gereklilik ve oran somut olayda birlikte incelenir.

Meşru savunmanın şartları nelerdir?

Saldırıya ilişkin şartlar şunlardır:

  • Bir hakka yönelik saldırı bulunması,
  • Saldırının haksız olması,
  • Saldırının gerçekleşiyor, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olması.

Savunmaya ilişkin şartlar ise:

  • Savunmanın saldırıyı uzaklaştırmak için zorunlu olması,
  • Saldırıyla aynı anda yapılması,
  • Kullanılan savunma ile saldırı arasında olayın koşullarına göre oran bulunmasıdır.

Kişi yalnız yaşamını değil beden bütünlüğü, cinsel dokunulmazlık, konut, malvarlığı veya başkasının hakkını da savunabilir. Malı korumak için ölümcül güç kullanmanın gerekliliği ve oranı ise daha sıkı değerlendirilir.

Haksız saldırı ne demektir?

Saldırı hukuk düzenince izin verilmeyen davranıştır. Failin ceza sorumluluğunun bulunmaması saldırıyı her zaman haklı hâle getirmez. Akıl hastası veya çocuk tarafından yöneltilen tehlikeli saldırıya karşı da gerekli savunma yapılabilir.

Kolluğun kanuna uygun yakalama işlemi haksız saldırı değildir; buna cebirle direnmek meşru savunma sayılmaz. Kolluk yetkisini açık ve ağır biçimde aşarsa aşan kısım yönünden hukuka uygunluk ayrıca tartışılır.

Hakaret çoğu durumda sona ermiş sözlü saldırıdır ve daha sonra fiziksel şiddet uygulamayı meşru kılmaz; şartları varsa haksız tahrik oluşturabilir. Meşru savunma ile tahrik bu açıdan ayrılır.

Saldırı ne zaman başlamış sayılır?

Saldırının ilk darbesinin mutlaka gerçekleşmesi beklenmez. Gerçekleşmesi muhakkak ve yakın saldırıya karşı koruyucu hareket yapılabilir. Silahını çekip kişiye doğrultan saldırganın ateş etmesini bekleme zorunluluğu yoktur.

Henüz belirsiz ve uzak tehdit, meşru savunma için yeterli değildir. “Bir gün seni döveceğim” diyen kişiye günler sonra saldırmak intikamdır. Saldırı sona ermiş ve tehlike kalmamışsa savunma da sona ermelidir.

Saldırgan kısa süre geri çekilmiş fakat hemen yeniden saldıracağı somut biçimde belli ise tekrar muhakkak sayılabilir. Olayın kesintisizliği kamera, tanık ve mekân koşullarıyla belirlenir.

Savunmanın zorunlu olması ne demektir?

Kişinin kaçma imkânı bulunması meşru savunmayı otomatik olarak ortadan kaldırmaz; hukuk haksız saldırı karşısında her durumda kaçma yükümlülüğü getirmez. Ancak güvenli biçimde kapıyı kapatma, yardım çağırma veya saldırıyı daha hafif yolla durdurma imkânı savunmanın gerekliliği ve oranında değerlendirilebilir.

Savunma saldırıyı etkisizleştirmeye yönelmelidir. Saldırgan yere düşüp silahı alındıktan sonra vurmaya devam etmek, artık zorunlu savunma değil sınır aşımı veya bağımsız saldırı olabilir.

Önceden tuzak kurmak, saldırının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ayırt etmeyen otomatik ölümcül düzenek kullanmak meşru savunma sınırlarını aşabilir.

Orantı nasıl belirlenir?

Orantı kullanılan araçların bire bir eşit olması değildir. Yumruğa karşı mutlaka yumruk, bıçağa karşı yalnız bıçak kullanma kuralı yoktur. Saldırının yoğunluğu, tarafların sayısı, yaş ve fiziksel güç, kullanılan araç, hedef alınan bölge, kaçış ve yardım imkânı birlikte değerlendirilir.

Yaşlı veya fiziksel olarak güçsüz kişinin birden fazla saldırgana karşı silah kullanması, eşit güçte iki kişinin basit itişmesinden farklıdır. Savunma aracının ölümcül olması tek başına meşru savunmayı dışlamaz; kullanım biçimi ve zorunluluk belirleyicidir.

Mahkeme olayın saniyeler içinde geliştiğini ve savunan kişiden soğukkanlı matematiksel ölçüm beklenemeyeceğini gözetmelidir.

Üçüncü kişiyi savunmak mümkün mü?

Evet. TCK 25, kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelen saldırıya karşı savunmayı kapsar. Akrabalık veya önceden tanışma şartı yoktur. Sokakta saldırıya uğrayan yabancıyı korumak meşru savunma olabilir.

Müdahale eden kişi kimin saldırgan olduğunu doğru değerlendirmelidir. Tarafları ayırmaya çalışırken yanlışlıkla mağdura zarar verme, hata hükümlerini gündeme getirebilir. Saldırıyı başlatan kişiye yardım etmek meşru savunma değildir.

Üçüncü kişiyi savunmada da gereklilik ve oran şartları aynıdır.

Saldırıyı kişi kendisi başlatmışsa

Haksız saldırıyı kasten provoke eden kişi meşru savunmadan her durumda yararlanamaz. Ancak başlattığı sınırlı kavga karşı tarafça beklenmedik ve ağır ölümcül saldırıya dönüştürülürse yeni saldırı karşısındaki savunma ayrıca değerlendirilebilir.

İlk haksız hareketin kimden geldiği tanık, kamera ve yaraların niteliğiyle araştırılır. Karşılıklı kavga etiketi meşru savunmayı otomatik dışlamaz; her aşamada saldıran ve savunan rolü değişebilir.

Silahlı buluşmaya önceden hazırlıklı gitmek savunma iddiasını zayıflatabilir, fakat tek başına bütün ihtimalleri ortadan kaldırmaz.

Meşru savunmada sınırın aşılması

Sınır taksirle aşılmışsa ve suçun taksirli hâli cezalandırılıyorsa ceza altıda birden üçte bire kadar indirilebilir. Aşma mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa kişiye ceza verilmez.

Bu özel cezasızlık için başlangıçta meşru savunma şartlarının bulunması, yalnız savunmanın ölçüsünde aşma olması gerekir. Hiç saldırı yokken korktuğunu söylemek TCK 27/2 için yeterli değildir; ancak yanılgı hata hükümlerine göre değerlendirilebilir.

İntikam, öfke veya cezalandırma amacı mazur görülebilecek korku-telaş kapsamında değildir. Savunma bittikten sonra sürdürülen saldırı bağımsız suç oluşturabilir.

Meşru savunma ile haksız tahrik birlikte uygulanır mı?

Tam meşru savunmada fiil hukuka uygun olduğu için beraat verilir ve ceza indirimi olan tahrike gerek kalmaz. Meşru savunma şartları oluşmamış ancak mağdurdan gelen haksız fiil öfke veya şiddetli elem doğurmuşsa haksız tahrik indirimi gündeme gelebilir.

Aynı eylemin aynı bölümü için hem tam meşru savunma hem mahkûmiyete bağlı tahrik uygulanmaz. Sınırın aşılması ve tahrik ilişkisi, aşmanın nedeni ve olayın aşamaları üzerinden dikkatle çözülür.

Meşru savunmanın ispatı

Sanığın meşru savunmayı tek başına kesin biçimde kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Dosyada savunmayı makul kılan olgular varsa iddia makamı ve mahkeme bunları araştırmalıdır. Giderilemeyen şüphe sanık lehine değerlendirilir.

Yaraların yönü, mesafe, kovan ve silah konumu, kamera, 112 çağrısı, olay sonrası davranış ve tanıklar önemlidir. Saldırganın yalnız sabıkası veya karakteri somut saldırının kanıtı değildir.

Mahkeme savunmayı reddederse hangi saldırı veya oran şartının oluşmadığını gerekçeli açıklamalıdır.

Sonuç

Meşru savunma; haksız, güncel veya gerçekleşmesi muhakkak saldırıyı zorunlu ve orantılı biçimde uzaklaştırmadır. Şartları varsa beraat verilir. Sınır mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aşılmışsa ceza verilmez; diğer aşmalarda indirim veya tam sorumluluk doğabilir. Olayın saniye saniye gelişimi ve tarafların gerçek güç koşulları incelenmelidir.

İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Meşru savunma değerlendirmesi saldırının başlangıcı, sona ermesi, kullanılan araç ve savunmanın zorunluluğu üzerinden yapılmalıdır.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar
  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.25 ve m.27. — Resmî kaynağı aç
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.217 ve m.223. — Resmî kaynağı aç
  3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.17 ve m.38/4. — Resmî kaynağı aç