Asliye hukuk mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alan alacaklı, karar tarihinden itibaren on gün içinde, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemelidir. On günlük süre kararın tebliğinden değil verildiği tarihten başlar. Süre geçirilirse ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar; aynı karar daha sonra infaza konulamaz.

İcra dosyası, haciz bildirimi ve ödeme takvimi

Kararın icra dairesine sunulması tek başına her zaman yeterli değildir. Mahkeme teminat öngörmüşse teminatın yatırılması, karar örneğinin infaza elverişli olması, gider avansının karşılanması ve haczedilmesi istenen mal veya hakların bildirilmesi gerekir. İhtiyati haciz, kesinleşmiş alacağın tahsili değil, ilerideki tahsili güvenceye alan geçici bir korumadır.

Hangi icra dairesi yetkilidir?

İİK m. 261 açık biçimde, kararın infazının kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden isteneceğini düzenler. Borçlunun başka şehirdeki malı haczedilecek olsa bile ilk infaz talebi bu çevredeki icra dairesine yapılır; gerektiğinde başka yer icra dairesine talimat yazılır.

Tarafların esas alacak için sözleşmeyle belirlediği yetki yeri veya ileride açılacak takipteki yetki tartışması, m. 261’deki infaz merciini değiştirmez. Yanlış icra dairesine yapılan başvuru, süresinde olsa bile on günlük süreyi her olayda korumayabilir. Bu nedenle karar başlığındaki mahkemenin yargı çevresi esas alınmalıdır.

On günlük süre nasıl hesaplanır?

Süre ihtiyati haciz kararının verildiği günün ertesi günü işlemeye başlar. Son gün resmî tatile rastlarsa takip hukukundaki süre kuralları dikkate alınır. UYAP’a belge yüklenmiş veya kararın gerekçesi daha sonra yazılmış olsa bile kanundaki başlangıç tarihi değişmez.

İhtiyati haciz talebinin duruşmasız kabul edilmesi veya borçlunun karardan henüz haberdar olmaması da süreyi uzatmaz. Alacaklı, gerekçeli kararın tebliğini beklemeden mahkemeden infaza elverişli onaylı örnek veya elektronik gönderim talep etmelidir.

Teminat yatırılmadan haciz uygulanır mı?

İİK m. 259’a göre ihtiyati haciz isteyen alacaklı, haksız haciz nedeniyle borçlu ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlar için kural olarak teminat göstermek zorundadır. Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam niteliğindeki belgeye dayanan alacakta mahkeme teminata gerek olup olmadığını takdir eder.

Mahkeme kararında belirli bir teminat tutarı veya türü yazılmışsa bu koşul tamamlanmadan icra dairesi hacze geçmez. Teminat, takip borcunun ödenmesi için değil haksız ihtiyati haciz zararını güvenceye almak içindir. Borçlu sonradan haklı çıkarsa, haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğradığı zararın bu teminattan karşılanmasını isteyebilir.

İcra dairesine hangi belgeler sunulur?

İnfaz talebinde genellikle şu belgeler ve bilgiler gerekir:

  • İhtiyati haciz kararının infaza elverişli örneği,
  • Teminatın yatırıldığını gösteren belge,
  • Alacaklı ve borçlunun kimlik veya şirket bilgileri,
  • Haciz istenen banka hesabı, araç, taşınmaz, alacak ya da diğer malvarlığı bilgileri,
  • Gerekli harç ve gider avansı,
  • Vekille işlem yapılıyorsa yetkili vekâletname.

Alacaklının borçlunun bütün malvarlığını önceden bilmesi şart değildir. İcra dairesinden kanuni sorguların yapılması ve üçüncü kişilere haciz bildirimi gönderilmesi talep edilebilir. Ancak haciz, alacak ve giderleri açıkça aşacak şekilde uygulanmamalıdır.

İhtiyati haciz nasıl uygulanır?

Karar, İİK’nın olağan haczin uygulanmasına ilişkin hükümlerine göre infaz edilir. İcra memuru haczedilen mal ve tahmini değerini tutanağa yazar. Haciz sırasında bulunmayan alacaklı, borçlu ve gerekirse üçüncü kişiye tutanak örneği üç gün içinde tebliğ edilir.

İhtiyati haciz satış yetkisi vermez. Alacaklı önce esas alacağı takip veya dava yoluyla kesinleştirmeli; ihtiyati haczi kesin hacze dönüştürmelidir. Kesinleşme olmadan sırf ihtiyati haciz kararına dayanılarak malın paraya çevrilmesi istenemez.

Esas takip veya dava için yedi günlük ikinci süre

İhtiyati haciz, dava açılmadan veya icra takibi başlatılmadan önce alınmışsa alacaklı yalnız on günlük infaz süresini değil, İİK m. 264’teki tamamlama süresini de izlemelidir. Haczin uygulanmasından; haciz alacaklının yokluğunda yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde esas icra takibine başlanmalı veya alacak davası açılmalıdır.

Alacaklı takip yolunu seçer ve borçlu ödeme emrine itiraz ederse, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılması istenmeli veya dava açılmalıdır. İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren yine yedi gün içinde dava açılması gerekir.

Alacak davası devam ederken ihtiyati haciz konulmuşsa veya alacaklı süresinde dava açmışsa, esas hakkındaki hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulmalıdır. Bu süreler geçirilirse ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

Esas uyuşmazlık zorunlu arabuluculuğa tabi ise, 6325 sayılı Kanundaki özel hüküm uyarınca arabuluculuk bürosuna başvuru ile son tutanak arasındaki dönemde İİK m. 264’ün birinci fıkrasındaki dava açma süresi işlemez. Yine de başvurunun doğru uyuşmazlık ve tarafları kapsaması gerekir.

Borçlu karara nasıl itiraz edebilir?

Borçlu dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı nedenlere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. Haciz borçlunun huzurunda yapılmışsa uygulama tarihinden; yokluğunda yapılmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren yedi günlük süre vardır. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişi de öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde nedenlere veya teminata itiraz edebilir.

İtiraz, ihtiyati haczin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme itirazı kabul ederse kararı kaldırabilir veya değiştirebilir. Borçlu ayrıca para, banka teminat mektubu veya kabul edilen başka bir güvence göstererek haczin kaldırılmasını ya da mal üzerindeki haczin teminata çevrilmesini isteyebilir.

İnfaz işleminin kendisindeki aykırılıklar ise kararı veren mahkemeye yapılan itirazdan farklıdır. Fazla haciz, yanlış mala haciz veya icra memurunun işlemiyle ilgili şikâyet, infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinde ileri sürülür.

Kararın istinaf edilmesi infazı durdurur mu?

İhtiyati hacze ilişkin kanun yolu başvurusu kural olarak kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Alacaklı on günlük süreyi kaçırmamak için infaz talebini yapmalıdır. Borçlu da istinaf başvurusu yapmakla haczin kendiliğinden kalktığını varsaymamalıdır.

Sonuç olarak ihtiyati hacizde iki ayrı takvim birlikte yürür: karar tarihinden başlayan on günlük infaz süresi ve haczin uygulanması ya da bildirilmesiyle başlayan esas dava veya takip süreleri. En sık hak kaybı, bu iki sürenin birbirine karıştırılmasından doğar.

İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar
  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu – Adalet Bakanlığı — Kaynağı aç
  2. 4949 sayılı Kanunun ihtiyati hacze ilişkin değişiklikleri – TBMM — Kaynağı aç
  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu – Adalet Bakanlığı — Kaynağı aç