Fesih bildiriminin içeriği her sözleşmede aynı kalıba bağlanamaz. Hangi sözleşmenin sona erdirildiği ve fesih iradesi tereddütsüz anlaşılmalı; fesih sebebi, sona erme tarihi ve ihlalin giderilmesi için ek süre ise ilgili sözleşme, fesih dayanağı veya özel kanun gerektiriyorsa belirtilmelidir. Bildirimin karşı tarafa ulaştığı tarih, metnin bir unsuru değil, bildirimin hüküm doğurması ve süresinde yapıldığının ispatı bakımından önem taşıyan dışsal bir olaydır. Kullanılacak yöntem de sözleşmenin türüne, tarafların tacir olup olmamasına ve özel şekil kurallarına göre değişir.

Sözleşme belgesi, imza kalemi ve anlaşma simgesi

Yanlış hazırlanmış bir bildirim sözleşmeyi beklenen tarihte sona erdirmeyebilir; haksız fesih, tazminat veya cezai şart iddiasına yol açabilir. Bu nedenle önce kullanılacak hakkın gerçekten “fesih” mi, “sözleşmeden dönme” mi, yoksa yenilememe bildirimi mi olduğu belirlenmelidir.

Fesih ile sözleşmeden dönme arasındaki fark

Fesih, özellikle sürekli borç ilişkisini ileriye etkili biçimde sona erdirir. Kira, hizmet, abonelik ve sürekli tedarik ilişkilerinde bu kavram öne çıkar. Sözleşmeden dönme ise ani edimli veya henüz tamamlanmamış karşılıklı borç ilişkilerinde, kural olarak geçmişe etkili tasfiye sonucu doğurabilir.

Tarafın bildirime “fesih” adını vermesi hukuki sonucu tek başına belirlemez. Sözleşmenin yapısı, kanundaki seçimlik hak ve bildirimin içeriği esas alınır. Dönme hakkı varken fesih, olağan fesih varken haklı nedenle derhâl fesih ifadelerinin karıştırılması, sona erme tarihi ve tazminat bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.

Bildirimden önce hangi belgeler incelenmelidir?

Hazırlığa, imzalanan sözleşmenin bütün ek ve değişiklikleriyle başlanmalıdır. Özellikle şu hükümler kontrol edilmelidir:

  • Sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması,
  • Olağan ve haklı nedenle fesih sebepleri,
  • Bildirim ve ihbar süresi,
  • İhlalin giderilmesi için ek süre verme zorunluluğu,
  • Bildirimin gönderileceği adres ve kabul edilen iletişim kanalı,
  • Otomatik yenileme ve yenilememe süresi,
  • Cezai şart, erken çıkış bedeli ve tasfiye hükümleri,
  • Yetkili temsilci ve imza düzeni.

Sözleşme hükmü kanunun emredici kuralına aykırıysa yazılı olması onu geçerli yapmaz. Tüketici, konut ve çatılı işyeri kirası ile iş sözleşmelerinde tarafı koruyan özel hükümler ayrıca incelenmelidir.

Temerrüt nedeniyle sona erdirmede ek süre gerekir mi?

Karşı taraf borcunu zamanında yerine getirmediğinde, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 117 uyarınca önce temerrüt ihtarı gerekebilir. İfa günü tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmişse veya kanundaki başka bir istisna varsa ihtarsız temerrüt mümkün olabilir.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, temerrüde düşen borçluya kural olarak uygun bir ek süre verilir. Bu sürede de ifa olmazsa alacaklı TBK m. 125’teki seçimlik haklarını kullanabilir. Ek süre vermenin etkisiz olacağı açıkça anlaşılıyorsa, ifanın belirli zamanda yapılması sözleşme için esaslıysa veya borçlunun tutumu nedeniyle kanuni istisna oluşmuşsa ayrıca süre gerekmeyebilir.

Bu nedenle ilk ihtarda “üç gün içinde ödeme olmazsa sözleşme sona ermiştir” yazmak her olayda yeterli değildir. Verilen sürenin borcun niteliğine göre uygun olması ve kullanılacak seçimlik hakkın açıkça bildirilmesi gerekir.

Fesih bildiriminde bulunması gereken bilgiler

İyi hazırlanmış bir bildirim şu bölümleri içerir:

  1. Taraf ve sözleşme bilgileri: Ad, unvan, adres, sözleşme tarihi, numarası ve konusu.
  2. Yetki: Bildirimi yapan kişinin taraf veya usulüne uygun temsilci olduğu bilgisi.
  3. Somut olay: İhlalin ne olduğu, hangi tarihte gerçekleştiği ve ilgili sözleşme maddesi.
  4. Hukuki dayanak: Olağan fesih, haklı sebep, temerrüt, yenilememe veya özel kanun hükmü.
  5. Ek süre ve ihtar: Gerekiyorsa yapılacak iş, son gün ve süresinde ifa olmazsa doğacak sonuç.
  6. Açık irade açıklaması: Sözleşmenin hangi tarihte ve hangi kapsamda sona erdirildiği.
  7. Tasfiye talepleri: Mal veya belgenin iadesi, hesap mutabakatı, erişimlerin kapatılması ve teslim yeri.
  8. Hakların saklı tutulması: Muaccel alacak, zarar, cezai şart veya iade taleplerinin niteliğine uygun kayıt.
  9. Ekler: Önceki ihtarlar, faturalar, teslim kayıtları ve yetki belgeleri.

Genel bir “tüm haklarımız saklıdır” cümlesi, bildirimin eksik sebebini veya geçersiz şeklini düzeltmez. Talep edilen borç ve sonuç mümkün olduğunca belirli yazılmalıdır.

Fesih sebebi ne kadar ayrıntılı açıklanmalıdır?

Sebep, karşı tarafın hangi davranış nedeniyle sözleşmenin sona erdiğini anlayabileceği kadar somut olmalıdır. “Güven ilişkisinin sarsılması” gibi sonuç ifadeleri tek başına yetersiz kalabilir. Ödeme yapılmaması iddia ediliyorsa fatura, vade ve tutar; kalite ihlali varsa teslim, ayıp ve önceki bildirimler belirtilmelidir.

Bildirimde ispatlanamayacak ağır suçlamalara yer verilmemelidir. Gereksiz değerlendirmeler uyuşmazlığı büyütebilir ve kişilik hakkı sorunları doğurabilir. Olay, tarih ve sözleşme hükmü merkezli bir dil daha güvenlidir.

Bildirim hangi yöntemle gönderilmelidir?

Önce kanun ve sözleşmedeki şekil şartı kontrol edilir. Türk Ticaret Kanunu m. 18/3, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürme, sözleşmeyi feshetme veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar için noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta (KEP) yollarını sayar. Bu yöntemlerin geçerlilik şartı mı yoksa ispat şartı mı olduğu yargı kararlarında tartışılabildiğinden, somut olaydaki özel düzenleme ayrıca incelenmeli; sayılan kanallar güvenli gönderim ve ispat yöntemleri olarak tercih edilmelidir.

Adi e-posta veya mesajlaşma uygulaması bazı olaylarda delil değeri taşıyabilir; fakat kanunun ya da sözleşmenin aradığı özel yöntemin yerine her zaman geçmez. İçeriğin değişmezliği, gönderenin kimliği ve karşı tarafa ulaşma tarihi uyuşmazlık konusu olabilir. Noter veya KEP seçimi de bildirimin içerik yönünden hukuka uygun olduğunu garanti etmez; yalnız gönderim ve teslimin ispatını güçlendirir.

Tüzel kişilerde bildirimin ticaret sicilindeki veya sözleşmedeki doğru adrese yöneltilmesi ve imzalayanın yetkisinin kontrolü önemlidir. Tebliğ edilemeyen bir ihtarın iade zarfı da saklanmalıdır.

Bazı sözleşmelerde özel şekil kuralları

Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin yazılı şekilde yapılması gerekir. Kira ilişkisinde kiracı ve kiraya veren için süreler ve sona erdirme imkânları aynı değildir; TBK m. 347 ve devamındaki özel koruma hükümleri uygulanır.

Hizmet sözleşmesinin haklı nedenle derhâl feshinde, sözleşmeyi fesheden taraf fesih sebebini TBK m. 435 uyarınca yazılı olarak bildirmek zorundadır. İş Kanunu kapsamındaki iş ilişkilerinde ise fesih türüne göre yazılılık, açık sebep ve savunma alma gibi ek kurallar bulunabilir.

Tüketici sözleşmelerindeki cayma hakkı da genel fesih bildirimiyle karıştırılmamalıdır. Mesafeli sözleşme, abonelik veya finansal hizmetin türüne göre özel süre, yöntem ve istisnalar vardır.

Aşırı ifa güçlüğü tek taraflı fesih hakkı verir mi?

Ekonomik koşulların değişmesi veya edimin pahalılaşması sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez. TBK m. 138’in şartları varsa borçlu, hâkimden sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasını isteyebilir; uyarlama mümkün değilse sözleşmeden dönebilir, sürekli edimli sözleşmelerde ise dönme yerine kural olarak fesih hakkını kullanır. Uyarlama talebinin mahkeme önünde ileri sürülmesi esastır.

Bu nedenle “maliyetler arttı, sözleşmeyi tek taraflı feshediyoruz” bildirimi, sözleşmede geçerli bir hak yoksa haksız sona erdirme sayılabilir. İfa sırasında hakların saklı tutulup tutulmadığı ve olağanüstü değişimin öngörülemezliği ayrıca incelenir.

Göndermeden önce son kontrol

Bildirimde tarihlerin birbiriyle uyumlu olduğu, ek sürenin doğru hesaplandığı, fesih ile dönme kavramının doğru seçildiği, sona erme tarihinin açık olduğu ve yetkili kişinin imzaladığı kontrol edilmelidir. Karşı tarafın borcunu yerine getirmesi hâlinde ilişkinin devam edip etmeyeceği de metinden anlaşılmalıdır.

Sözleşme sona erdikten sonra gizlilik, rekabet yasağı, uyuşmazlık çözümü veya veri iadesi gibi bazı hükümler yürürlükte kalabilir. Bildirim, tasfiye takvimiyle birlikte ele alındığında sonraki uyuşmazlık riski azalır.

İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar
  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (özellikle m. 12, 117, 123-126, 138, 347-349 ve 435) — Kaynağı aç
  2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (özellikle m. 18/3) — Kaynağı aç
  3. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — Kaynağı aç
  4. 4857 sayılı İş Kanunu — Kaynağı aç