Arkeolojik, tarihî, sanat veya bilim değeri taşıyan taşınır ve taşınmaz varlıklar 2863 sayılı Kanunla korunur. İzinsiz kazı yapmak, bulunan kültür varlığını süresinde bildirmemek, ticaretini yapmak veya yurt dışına çıkarmak farklı suçlardır. Halk arasında hepsi “tarihi eser kaçakçılığı” diye anılsa da uygulanacak madde ve ceza değişir.
Bir objenin eski görünmesi tek başına kültür varlığı olduğunu kanıtlamaz. Müze uzmanları ve gerektiğinde üniversite bilirkişileri eserin dönemini, özgünlüğünü ve kanun kapsamını belirlemelidir.
Bulunan eseri bildirme
Taşınır veya taşınmaz kültür varlığı bulan, malik olduğu arazide bulunduğunu öğrenen veya yeni haberdar olan kişi durumu kanundaki kısa süre içinde müze müdürlüğüne, köyde muhtara ya da diğer yetkili makamlara bildirmelidir. Gizleme, satış veya parçalama ceza sorumluluğunu ağırlaştırabilir.
Bildirim yapılırken eserin yeri ve bulma koşulları değiştirilmemeli; fotoğraf ve tutanakla teslim sağlanmalıdır.
İzinsiz kazı ve define arama
Kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj yapmak ağır hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır; uygulamada iki yıldan beş yıla kadar hapis aralığı gündeme gelebilir. Define aramak amacıyla izinsiz kazı için ayrı ve daha düşük ceza hükmü vardır.
İki suçun ayrımında kazının amacı önemlidir. Tarihi eser, mezar veya arkeolojik tabaka hedefleyenlerle efsanevi para/define arayanların kastı; cihaz, harita, mesaj ve kazı yeriyle belirlenir.
Tarihi eser ticareti
Devlet malı niteliğindeki veya ticareti yasak eserleri satışa sunmak, satın almak, kabul etmek ya da nakletmek suç oluşturabilir. İnternet ilanı, açık artırma ve sosyal medya grubu da kapsam dışı değildir.
Koleksiyonculuk belgesi sınırsız ticaret yetkisi vermez. Envanter, bildirim, yer değiştirme ve devir kurallarına uyulmalıdır.
Yurt dışına çıkarma
Korunması gerekli kültür veya tabiat varlığını kanuna aykırı biçimde yurt dışına çıkarmak en ağır suçlardan biridir; beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve adli para cezası söz konusu olabilir. Eser sınırda yakalansa bile teşebbüs hükümleri gündeme gelir.
Kargo göndericisi, kurye ve taşımacının eserin niteliğini bilip bilmediği araştırılmalıdır. Sahte beyan ve fatura ayrıca kaçakçılık veya sahtecilik suçu oluşturabilir.
İnternetten satın alınan obje
Alıcının “dekoratif replika” olduğunu düşündüğü ürün gerçek kültür varlığı çıkabilir. Kast için ilan açıklaması, fiyat, uzman görüşü, satıcıyla yazışma ve alıcının mesleki bilgisi incelenir. Eserin çok ucuza satılması tek başına bilgi kanıtı değildir.
Şüpheli obje fark edildiğinde yeniden satmak yerine müze müdürlüğüne yazılı bildirim yapılması gerekir.
Arama, elkoyma ve ekspertiz
Ev/işyeri araması CMK'ya uygun kararla yapılmalı; her obje ayrı numaralanıp fotoğraflanmalıdır. Tartım ve ölçüm tutanağa yazılmalı, teslim zinciri korunmalıdır. Toplu “tarihi eser” nitelemesi yerine her parça için uzman raporu alınmalıdır.
Eserin sahte çıkması tamamlanmış suçun unsurunu etkiler; failin elverişli hareket ve kastına göre teşebbüs tartışılabilir.
Müsadere ve mülkiyet
Korunması gerekli eserler devlet malı niteliği ve özel iade hükümlerine tabi olabilir. Suçta kullanılan dedektör, kazı aleti ve araçların müsaderesinde sahiplik, suç için tahsis ve orantılılık değerlendirilir.
İyi niyetli koleksiyoncu veya mirasçı, eserin edinim belgesi ve envanter kaydını sunmalıdır.
İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; obje, kazı amacı, bildirim ve yurt dışına çıkarma fiilleri ayrı suç tipleri olarak incelenmelidir.
