CMK m.128, belirli ağır suçların soruşturma ve kovuşturmasında suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunan malvarlığı değerlerine el koymayı düzenler. Tedbir; taşınmaz, araç, banka hesabı, alacak, kıymetli evrak, şirket payı, kiralık kasa ve diğer malvarlığı değerlerini kapsayabilir. Amaç kişiyi peşinen cezalandırmak değil, muhtemel kazanç müsaderesinin etkisiz kalmasını önlemektir.

Arama, büyüteç ve muhafaza kutusu illüstrasyonu

El koyma kararı için yalnız kişinin suç şüphesi altında olması yetmez. Hem katalog suçun işlendiğine hem de hedef malvarlığının bu suçtan elde edildiğine ilişkin kuvvetli şüphe somutlaştırılmalıdır.

Hangi malvarlığı değerlerine el konulabilir?

CMK m.128 kapsamında şüpheli veya sanığa ait:

  • Taşınmazlara,
  • Kara, deniz veya hava araçlarına,
  • Banka ve diğer mali kurumlardaki hesaplara,
  • Gerçek veya tüzel kişilerdeki hak ve alacaklara,
  • Kıymetli evraka,
  • Ortağı olduğu şirketteki ortaklık paylarına,
  • Kiralık kasadaki değerlere,
  • Diğer malvarlığı değerlerine

el konulabilir. Malın başka kişinin zilyetliğinde bulunması tedbiri tek başına engellemez. Fakat mülkiyetin gerçekten kime ait olduğu ve üçüncü kişinin iyiniyeti ayrıca değerlendirilmelidir.

Taşınmazda tapu kütüğüne şerh, araçta sicile şerh, banka hesabında ilgili kuruma bildirim gibi yöntemler kullanılır. Fiilî zilyetliğin tamamen kaldırılması her mal için zorunlu değildir; tedbirin amacına daha hafif yöntemle ulaşılması mümkünse ölçülülük gözetilmelidir.

Katalog suç şartı nedir?

CMK 128 her suç bakımından uygulanmaz. TCK'daki göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, suç örgütü, ihaleye veya edimin ifasına fesat karıştırma, tefecilik, zimmet, irtikâp ve rüşvet gibi kanunda sayılan suçlar ile belirli özel kanun suçları katalogdadır.

Katalogda bulunmayan bir suç sırf yüksek cezalı veya ekonomik nitelikte olduğu için CMK 128'e dahil edilemez. Buna karşılık suçtan elde edilen belirli para veya eşya bakımından genel el koyma hükümlerinin uygulanma ihtimali ayrıca değerlendirilebilir.

Taşınmaza el koyma nasıl uygulanır?

Taşınmaz hakkında verilen karar tapu müdürlüğüne bildirilerek kütüğe şerh edilir. Mülkiyet çoğu zaman malik üzerinde kalır; ancak satış ve devir yetkisi sınırlandırılır. Taşınmazın yönetimi gerekiyorsa kanuni şartlarla kayyım atanması gündeme gelebilir.

Tedbirin taşınmazın tamamını mı belirli payı mı kapsadığı kararda açık olmalıdır. Suç geliri olduğu iddia edilen tutarla hiçbir bağlantısı açıklanmadan bütün aile konutuna veya yıllar önce edinilmiş taşınmaza el konulması ölçülülük yönünden tartışılabilir. Edinim tarihi, ödeme kaynağı, kredi kayıtları ve önceki malvarlığı araştırması önemlidir.

Şirkete el koyma ile şirket payına el koyma aynı mıdır?

CMK 128 kapsamında şüpheli veya sanığın ortaklık payına el konulabilir. Bu, şirketin bütün malvarlığının otomatik olarak suç geliri sayılması anlamına gelmez. Şirket yönetimi için kayyım atanması ise CMK m.133'te ayrıca düzenlenen ve farklı şartlara bağlı bir tedbirdir.

Şirket hesabına, ortaklık payına ve şirket yönetimine müdahale birbirinden ayrılmalıdır. Tüzel kişilik perdesi, gerçek faydalanıcı, sermaye kaynağı ve suçla bağlantılı işlemler somutlaştırılmadan bütün şirket faaliyetini durduran tedbir ölçüsüz olabilir.

Üçüncü kişinin malına el konulabilir mi?

Malvarlığı değeri görünüşte üçüncü kişi üzerinde olsa dahi gerçekte şüpheliye ait olduğu veya suç gelirinin aktarılması için kullanıldığı konusunda delil varsa tedbir gündeme gelebilir. Fakat yalnız eş, akraba, ortak veya çalışan olmak, kötü niyeti kanıtlamaz.

Üçüncü kişi; edinim tarihi, banka ödeme kayıtları, gelir belgeleri, miras, bağış, kredi ve fiilî kullanım gibi delillerle mülkiyetini ve iyiniyetini açıklayabilir. TCK'nın müsadere hükümleri iyiniyetli üçüncü kişilere ait eşya ve değerler bakımından koruma öngörür.

Kurum raporu alınmadan el koyma yapılabilir mi?

CMK m.128 kapsamında, ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine veya Kamu Gözetimi Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınması öngörülür. Rapor en geç üç ay içinde hazırlanır; özel sebepler zorunlu kılarsa talep üzerine iki ay uzatılabilir. Bu raporun tedbir kararından önce bulunması, malvarlığı ile suç arasındaki bağın uzman kurum verileriyle kurulmasını amaçlar.

Ancak bütün hesap tedbirleri CMK 128'e dayanmaz. 11. Yargı Paketi'yle nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçlarında getirilen 48 saatlik hesap askıya alma ve suça konu menfaate el koyma mekanizmasında kurum raporu şartı açıkça aranmaz. Genel el koyma ve başka özel kanun tedbirleri de kendi şartlarına tabidir.

Bu nedenle “rapor yoksa her bloke geçersizdir” veya “savcı her durumda raporsuz bütün malvarlığına el koyabilir” şeklindeki iki yaklaşım da yanlıştır. Kararın hangi maddeye dayandığı belirlenmelidir.

Kararı kim verir?

CMK 128 kapsamındaki el koyma kararının yargısal merci tarafından verilmesi esastır. Kararda suç, malvarlığı, kuvvetli şüpheyi oluşturan olgular ve malın suçtan elde edildiğine ilişkin bağ gerekçelendirilmelidir. Yalnız soruşturma dosyasının numarası veya kanun maddesinin tekrarı yeterli bir bireyselleştirme sayılmaz.

Kararın uygulanması taşınmaz, araç, banka hesabı ve şirket payı bakımından farklı sicil ve kurumlara bildirimle gerçekleşir. Tedbir ilgilisine ayrıca tebliğ edilerek itiraz olanağı sağlanmalıdır.

Malvarlığı tedbirine nasıl itiraz edilir?

İtirazda hem başlangıç şartları hem tedbirin devamı tartışılabilir. Başlıca itiraz konuları şunlardır:

  • Suçun katalogda bulunmaması,
  • Somut delile dayanan kuvvetli şüphenin gösterilmemesi,
  • Malın suçtan önce veya bağımsız gelirle edinilmesi,
  • Kurum raporunun bulunmaması ya da malı kapsamaması,
  • Üçüncü kişinin iyiniyeti,
  • Tedbir tutarının muhtemel suç gelirini aşması,
  • Daha hafif şerh veya teminat imkânı varken fiilî el koyma uygulanması,
  • Uzun süren soruşturmada tedbirin periyodik olarak incelenmemesi.

Mülkiyet belgeleri, tapu ve banka kayıtları, ticari defterler, kredi sözleşmeleri ve vergi beyanları başvuruya eklenebilir. Kararın kaldırılması yanında belirli mal veya tutarla sınırlandırılması da talep edilebilir.

Sonuç

CMK 128 tedbiri yalnız katalog suç ve malvarlığının suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa uygulanabilir. Şüphelilik ile malın kaynağı arasında ikinci ve bağımsız bir bağ kurulmalıdır. Rapor, üçüncü kişinin iyiniyeti, tedbir tutarı ve daha hafif yöntemin mümkün olup olmadığı itirazın merkezindedir.

İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Malvarlığı tedbirinde kararın dayandığı özel hüküm ve hedef malın edinim kayıtları birlikte incelenmelidir.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar
  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.128, m.131 ve m.267–271. — Resmî kaynağı aç
  2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.54–55. — Resmî kaynağı aç
  3. 7571 sayılı Kanun'un bilişim suçlarında hesap askıya alma ve el koyma hükümleri. — Resmî kaynağı aç
  4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.13 ve m.35. — Resmî kaynağı aç