Menfi tespit davası reddedilirse ve davalı alacaklı kendisini avukatla temsil ettirmişse, mahkeme kural olarak davalı lehine karşı vekâlet ücretine hükmeder. Bu ücret, davalının avukatıyla yaptığı özel ücret sözleşmesinden ayrı bir yargılama gideridir. Davanın esastan mı yoksa usulden mi reddedildiği ve borcun para ile ölçülebilir olup olmadığı, ücretin maktu ya da nispi hesaplanmasını etkiler.
Menfi tespit davasının reddi, ayrıca İİK m. 72 kapsamındaki ihtiyati tedbir nedeniyle alacaklının uğradığı gecikme zararını gündeme getirebilir. Karşı vekâlet ücreti ile en az yüzde yirmi oranındaki kanuni tazminat aynı kalem değildir ve şartları birbirinden farklıdır.
Karşı vekâlet ücreti kime aittir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre vekille takip edilen davada tarifeye göre hükmedilen vekâlet ücreti yargılama gideridir. Avukatlık Kanunu m. 164 gereğince, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere karşı tarafa yükletilen bu ücret avukata aittir. Mahkeme kararında davalı lehine yazılması, ücretin davalı ile avukatı arasındaki iç ilişkide sözleşmesel ücretin yerine geçtiği anlamına gelmez.
Davalı, avukatına aralarındaki sözleşmeye göre ücret ödeyebilir; kaybeden davacıdan tahsil edilecek karşı vekâlet ücreti ise her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Mahkeme, sözleşmede yazan özel avukatlık ücretini karşı tarafa yüklemez.
Esastan redde nispi ücret uygulanır mı?
Takibe konu borcun bulunmadığının tespiti istenen dava, para ile ölçülebilen bir uyuşmazlıktır. Mahkeme borcun mevcut olduğuna kanaat getirip davayı esastan tamamen reddederse, davalı lehine kural olarak dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücreti hesaplanır. Tarifedeki kademeli oranlar uygulanır ve hükmedilecek ücret reddedilen talep miktarını geçemez.
Dava yalnız borcun bir bölümünün bulunmadığı iddiasıyla açılmışsa dava değeri tartışmalı kısımdır. Birden fazla takip veya alacak kalemi varsa her bir talebin bağımsız olup olmadığı değerlendirilir. Harca esas değerin yanlış gösterilmiş olması, mahkemenin gerçek uyuşmazlık değerini belirleyip eksik harcı tamamlattırmasına engel değildir.
Her takvim yılında tarife tutarları değiştiğinden, dava açıldığı günkü rakamla kesin hesap yapılmamalıdır. Kural olarak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife dikkate alınır; geçiş ve özel tarife hükümleri ayrıca kontrol edilir.
Usulden ret hâlinde hesap farklıdır
Dava şartı yokluğu, görevsizlik, yetkisizlik, hukuki yarar bulunmaması veya süresinde giderilmeyen usul eksikliği nedeniyle esas incelenmeden ret kararı verilebilir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, bu tür kararlar için yargılamanın hangi aşamada sona erdiğine göre maktu veya farklı oranlarda ücret öngörür.
Örneğin zorunlu arabuluculuk son tutanağı sunulmadan açılan ve verilen kesin sürede eksiklik giderilmeyen dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilebilir. Böyle bir kararda doğrudan uyuşmazlık tutarının tamamı üzerinden her zaman nispi ücret hesaplanacağı söylenemez. Kararın ret gerekçesi ve tarifenin “görevsizlik, yetkisizlik, dava şartları ve husumet” hükümleri birlikte okunmalıdır.
Kısmi redde vekâlet ücreti nasıl belirlenir?
Davacı borcun tamamından sorumlu olmadığını ileri sürmüş, mahkeme yalnız bir bölüm yönünden borçsuzluğu kabul etmişse dava kısmen kabul, kısmen retle sonuçlanır. Davacı lehine kabul edilen; davalı lehine reddedilen tutar üzerinden ayrı vekâlet ücretleri hesaplanabilir. Her ücret, ilgili tarafın haklı çıktığı miktarı aşamaz.
Yargılama giderleri de tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır. Bu nedenle davanın büyük bölümünde haklı çıkan davacı dahi reddedilen küçük bölüm nedeniyle karşı vekâlet ücreti ödeyebilir.
İİK m. 72 tazminatı ne zaman doğar?
Takipten sonra açılan menfi tespit davası icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, davacının en az kanundaki oranda teminat göstermesi üzerine ihtiyati tedbirle icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verebilir. Dava reddedildiğinde tedbir kalkar.
Ret hükmü kesinleşirse, alacaklı tedbir nedeniyle alacağını geç almasından doğan zararını teminattan alabilir. İİK m. 72, bu zararın dava konusu alacağın yüzde yirmisinden az olamayacağını düzenler. Ancak bu sonuç için menfi tespit dosyasında alacağın tahsilini geciktiren bir ihtiyati tedbir bulunması ve gecikmeyle zarar arasında bağlantı olması gerekir. Hiç tedbir verilmemişse sırf dava reddedildi diye m. 72 tazminatı doğmaz.
Karşı vekâlet ücreti, mahkeme harcı ve m. 72 tazminatı ayrı ayrı hükme bağlanabilir. Birinin ödenmesi diğerini ortadan kaldırmaz.
İcra inkâr tazminatı da istenebilir mi?
Menfi tespit davası ile itirazın iptali davası aynı kurum değildir. İcra inkâr tazminatı İİK m. 67’de, ödeme emrine itiraz üzerine duran takipte açılan itirazın iptali davasına özgü şartlarla düzenlenir. Davacının menfi tespit talebinin reddi tek başına alacaklı lehine icra inkâr tazminatı verilmesi için yeterli değildir.
Karşı dava olarak itirazın iptali talebi bulunması veya uyuşmazlığın başka bir dava türüyle birleşmesi hâlinde her talebin şartları ayrı incelenir. Kararda tazminatın hangi kanun maddesine dayanarak verildiği açık olmalıdır.
Dava reddedilince takip hemen devam eder mi?
Menfi tespit davası sırasında verilmiş ihtiyati tedbir, davanın reddiyle kanun gereği kalkar. Hükmün kesinleşmesi, alacaklının tedbir zararını teminattan tahsil etmesi bakımından önem taşır. Takibin bulunduğu aşama, hacizlerin durumu ve kararın icra dosyasına sunulması ayrıca kontrol edilmelidir.
Davacı ret kararını istinaf ettiğinde, başvuru tek başına her icra işlemini durdurmaz. Kanunda öngörülen icranın geri bırakılması veya yeni tedbir şartları varsa ayrıca yerine getirilir.
Maliyet hesabında hangi kalemler birlikte düşünülmeli?
Menfi tespit davası açılırken yalnız mahkeme harcı değil; karşı vekâlet ücreti, bilirkişi ve tebligat giderleri, olası tedbir teminatı ve m. 72 tazminatı riski birlikte değerlendirilmelidir. Buna karşılık dava açmamak da kesinleşen icra takibinin haciz ve satışla devam etmesine yol açabilir.
Sağlıklı risk hesabı, takip dosyasındaki asıl alacak ile faiz ve masrafları ayırmayı; davanın tamamı yerine gerçekten tartışmalı kısım üzerinden kurulup kurulamayacağını incelemeyi gerektirir.
İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
