Yurt dışında kurulu bir kripto borsası iflas ettiğinde Türk kullanıcının hakkı, borsanın bulunduğu ülkedeki iflas dosyasına süresi içinde alacak kaydı yaptırmakla korunur. Türkiye'de açılacak bir dava çoğu olayda ne varlığı geri getirir ne de yabancı dosyada sıra kazandırır; belirleyici olan, o yabancı dosyanın takvimidir. FTX'in 2022'de Amerika Birleşik Devletleri'nde Chapter 11 sürecine girmesi bu tabloyu görünür kıldı: alacaklar başvuru tarihindeki değer üzerinden dolara çevrildi, alacak kaydı için tek bir son tarih belirlendi, ödemeler yıllar sonra ve aracı kuruluşlar üzerinden yapıldı. Aşağıda alacak kaydının nasıl işlediği, hangi belgelerin gerektiği ve Türkiye'den hak aramanın gerçek sınırları ele alınıyor.

Yurt dışı borsa iflasında alacak kaydı ve belge hazırlığı

Kısa cevap: Yurt dışı borsanın iflasında Türk kullanıcı, yabancı mahkemedeki dosyaya alacak kaydı (proof of claim) yaptırarak alacaklı sıfatını korur. Kayıt için mahkemece belirlenen son tarih (bar date) kaçırılırsa alacak dağıtım dışında kalabilir. Türk mahkemesinde açılacak dava, yabancı iflas dosyasındaki sıranızı değiştirmez; alınacak karar da yurt dışında ayrı bir tanıma-tenfiz sorunu doğurur. Sonuç, borsanın kurulu olduğu ülkenin iflas hukukuna göre değişir.

Yurt dışı borsanın iflası, Türkiye'deki tasfiyeden neden farklıdır?

Yurt dışı borsanın iflasında uyuşmazlığın merkezi Türkiye değil, borsanın kurulu olduğu ülkedir. Türkiye'de faaliyet gösteren bir platformun kapanması hâlinde başvurulacak merciler, saklama düzeni ve alacaklı sıfatının kazanılması Türk hukukuna göre belirlenir; bu senaryonun ayrıntıları kripto borsası kapanırsa kullanıcı varlıklarına ne olacağı yazısında ele alınmıştır.

Borsa yurt dışında kuruluysa tablo değişir. Şirketin malvarlığı, defterleri ve müşteri kayıtları o ülkenin mahkemesinin denetimindedir; dağıtımın kime ve hangi sırayla yapılacağı orada karara bağlanır. Türkiye'den yapılabilecek en etkili hamle, o dosyada görünür olmaktır.

Bir ayrım daha önemlidir. Tasfiye ile yeniden yapılandırma aynı şey değildir. ABD hukukunda Chapter 7 tasfiyeyi, Chapter 11 ise kontrollü bir çözülme veya şirketin devamı amacıyla yürütülen yeniden yapılandırmayı ifade eder. FTX dosyası Chapter 11 kapsamındaydı: klasik anlamda bir "iflas masası" değil, mahkeme onaylı bir plan çerçevesinde dağıtım yapan bir yapı.

FTX örneği Türk kullanıcıya ne gösterdi?

FTX süreci, yurt dışı borsa iflasında kullanıcının karşılaşacağı üç temel meseleyi somutlaştırdı: kayıt süresi, değerleme tarihi ve ödeme kanalı.

FTX Trading Ltd. ve bağlı şirketleri hakkındaki dosya 11 Kasım 2022'de ABD Delaware Bölgesi İflas Mahkemesi'nde açıldı (Case No. 22-11068). Mahkemenin görevlendirdiği alacak kayıt idarecisinin duyurularına göre müşteri alacaklarının kaydı için son tarih 29 Eylül 2023 oldu. Yeniden yapılandırma planı 8 Ekim 2024'te onaylandı, 3 Ocak 2025'te yürürlüğe girdi; dağıtımlar bu tarihten sonra dilimler hâlinde ve plan kapsamında belirlenen dağıtım kuruluşları aracılığıyla yapıldı.

Takvimin okunması gereken tarafı şudur: kayıt süresi, dosyanın açılmasından yaklaşık on ay sonra doldu ve ilk ödeme o tarihten bir yıldan fazla zaman sonra yapıldı. Kaydı yaptıran kullanıcı bekledi; yaptırmayan için bekleyecek bir şey kalmadı.

Alacak hangi tarih ve para birimiyle hesaplanır?

FTX dosyasında müşteri alacakları, kripto varlığın güncel fiyatı üzerinden değil, dosyanın açıldığı tarihteki değeri üzerinden ABD doları cinsinden hesaplandı. Delaware İflas Mahkemesi'nin 26 Haziran 2024 tarihli kararında bu yaklaşım, alacakların ABD İflas Kanunu'nun 502(b) ve 502(c) hükümleri uyarınca dosyanın açıldığı an itibarıyla belirlenmesi gerektiği gerekçesine dayandırıldı; kararda dijital varlıkların dolara çevrilmesine esas alınacak bir dönüşüm tablosu öngörüldü.

Sonucu kullanıcı açısından düşünün. 11 Kasım 2022'de bir kripto varlığın fiyatı düşükse, o tarihten sonra fiyat kaç kat artmış olursa olsun alacak o düşük değer üzerinden dolar olarak sabitlenir. Kullanıcı "coin'imi geri istiyorum" diyemez; elinde dolar cinsinden bir alacak vardır. Bu, yurt dışı iflaslarında en sık yanlış anlaşılan noktadır ve her ülkenin iflas hukukunda aynı şekilde çözülmez.

Alacak kaydı (proof of claim) nasıl yapılır?

Alacak kaydı, iflas veya yeniden yapılandırma dosyasında alacağınızı beyan ederek alacaklı listesine girme işlemidir. Uygulamada süreç şu adımlarla yürür:

  • Alacak kayıt idarecisinin (claims agent) internet sitesi bulunur; mahkeme kararları, son tarihler ve formlar buradan yayımlanır.
  • Borsanın kendi kayıtlarında görünen bakiye kontrol edilir. Bakiye doğruysa bazı dosyalarda ayrıca form doldurulması gerekmeyebilir; yanlışsa itirazla birlikte kayıt yapılır.
  • Kayıt, mahkemenin belirlediği son tarihten (bar date) önce tamamlanır. Bu tarih dosyaya özgüdür.
  • Alacak numarası saklanır; sonraki dağıtım duyuruları bu numara üzerinden takip edilir.

Son tarihin kaçırılması hafif bir usul eksikliği değildir. Gecikmiş kayıtların kabulü çoğu hukuk düzeninde istisnai ve gerekçe gösterilmesine bağlıdır; kabul edilmediğinde alacak dağıtımın dışında kalır. Borsanın iflas ettiğini duyduğunuz gün yapılacak ilk iş, dosyanın resmî duyuru kanalını bulmaktır.

Hangi belgeler hazırlanmalı?

Alacak kaydında işe yarayan şey, hesabın size ait olduğunu ve bakiyenin dosya açıldığı anda mevcut olduğunu gösteren belgelerdir. Erişim kapanmadan önce şunları indirin:

  • Kimlik doğrulama (KYC) kayıtları: onaylanmış kimlik belgesi, doğrulama tarihini gösteren ekran görüntüleri, platformdan gelen doğrulama e-postaları.
  • Hesap ekstresi ve işlem geçmişi: tüm dönemi kapsayan CSV veya PDF dökümü.
  • Dosyanın açıldığı tarihe en yakın bakiye görüntüsü: varlık bazında miktar, tarih ve saat görünecek biçimde.
  • Yatırma ve çekme kayıtları: banka dekontları, transfer işlem numaraları (TXID), gönderen ve alıcı cüzdan adresleri.
  • Platformla yazışmalar: destek talepleri, çekim reddi bildirimleri, kesinti duyuruları.

Bu belgeler yalnızca yabancı dosya için değil, Türkiye'de doğabilecek kaynak açıklaması soruları için de gerekir. Zincir kayıtlarının Türk yargılamasındaki değeri blokzincir kayıtlarının delil niteliği yazısında anlatılmıştır.

Türkiye'den hak arama: hangi kapı açık, hangisi kapalı?

Türk mahkemesinde dava açmak teorik olarak mümkündür, pratik değeri ise sınırlıdır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 40. maddesine göre Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları belirler. Kullanıcı sözleşmesi MÖHUK m. 26 anlamında bir tüketici sözleşmesi sayılabiliyorsa, m. 45 uyarınca tüketicinin yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesi de yetkili olabilir; m. 47/son gereği bu yetki taraf anlaşmasıyla bertaraf edilemez. Yani Türkiye'de dava açma imkânını kapatan bir yabancı yetki şartı her durumda geçerli sayılmaz.

Asıl sorun yetkide değil, sonuçtadır. Türk mahkemesinden alınacak kararın yabancı ülkedeki malvarlığı üzerinde etki doğurabilmesi için o ülkede tanınması veya tenfiz edilmesi gerekir; bu da ilgili ülkenin kendi kurallarına tabidir. Şirket zaten bir iflas dosyası içindeyse, çoğu hukuk düzeninde alacaklıların bireysel takip yapmasını engelleyen mekanizmalar devreye girer.

Ters yön de sorunludur. Yabancı bir iflas kararının Türkiye'de sonuç doğurması için MÖHUK m. 50 ve devamındaki tanıma-tenfiz yoluna başvurulması gerekir. Yabancı iflas kararlarının bu hükümler anlamında "hukuk davasına ilişkin ilâm" sayılıp sayılmayacağı ise öğretide tartışmalıdır; Türk hukukunda sınır ötesi iflasa özgü kapsamlı bir rejim bulunmamaktadır. Yurt dışı platformların buradaki hukuki konumu için yurt dışı kripto borsalarının Türkiye'de hizmet sunması yazısına bakılabilir.

Ödeme aşamasındaki engeller

Alacak kaydı yapılmış olması, paranın sorunsuz eline geçeceği anlamına gelmez. Dağıtımlar mahkemece onaylanan aracı kuruluşlar üzerinden yapılır ve bu kuruluşlar kendi kimlik doğrulama ile yaptırım taraması süreçlerini uygular. Hesabın kapatılmış olması, kimlik belgesinin süresinin dolması veya vergi formunun eksik doldurulması ödemeyi geciktirebilir.

Ülke bazlı kısıtlamalar da gündeme gelebilir. FTX sürecinde, bazı ülkelerdeki alacaklılara yapılacak ödemelerin yerel mevzuat incelemesine bağlanmasını öngören bir talep 2025'te mahkemeye sunulmuş, alacaklıların itirazları üzerine geri çekilmiştir. Bu tür taleplerin akıbeti dosyaya özgüdür.

Sık yapılan hatalar

Yurt dışı iflaslarında kullanıcıların en pahalıya mal olan hataları şunlardır:

  • Duyuruları borsanın sosyal medya hesabından takip edip mahkemenin resmî kayıt kanalını hiç açmamak.
  • Erişim kapanmadan önce ekstre ve bakiye dökümü indirmemek; sonradan "bakiyem şu kadardı" demek zorunda kalmak.
  • Alacak kaydı için son tarihi ödeme tarihiyle karıştırmak.
  • Yabancı dosyada kayıt yaptırmak yerine yalnızca Türkiye'de suç duyurusunda bulunup beklemek. Ceza soruşturması alacak kaydının yerini tutmaz.

Sonucu değiştiren ayrıntılar

Aynı görünen iki dosya farklı sonuçlanabilir. Belirleyici olanlar: borsanın kurulu olduğu ülke ve o ülkenin iflas hukuku; sürecin tasfiye mi yeniden yapılandırma mı olduğu; müşteri varlıklarının şirket malvarlığından ayrı tutulup tutulmadığı; sözleşmede mülkiyetin kimde olduğuna dair kayıtlar; grup içinde hangi şirketin muhatap olduğu; hesapta kripto mu nakit mi bulunduğu; bakiyenin vadeli veya kredili işlemde kullanılmış olması; alacağın devredilip devredilmediği.

Ne zaman hukuki değerlendirme alınmalı?

Alacak kaydı için son tarih yaklaşıyorsa, borsanın kayıtlarındaki bakiye sizin kaydınızdan farklıysa veya hesabınız iflas başvurusundan önce dondurulmuşsa dosyanın gecikmeden değerlendirilmesi hak kaybı riskini azaltır. Şirketin birden fazla ülkede bağlı kuruluşu varsa muhatap tespiti başlı başına bir çalışma gerektirir. Alacağın devri gündeme geldiğinde veya Türkiye'de kaynak açıklaması sorusu doğduğunda da belge düzeninin baştan kurulması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Yurt dışı borsa iflas etti, Türkiye'de savcılığa şikâyette bulunmam işe yarar mı?

Suç duyurusu, olayda dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma şüphesi varsa anlamlıdır; yabancı iflas dosyasındaki alacak kaydının yerine geçmez. Ceza soruşturması failin cezalandırılmasına yöneliktir, alacağınıza dağıtımdan pay kazandırmaz. İki yolun kesiştiği nokta belge düzenidir: soruşturma için hazırlanan ekstreler yabancı dosyada da kullanılır.

Alacak kaydı için son tarihi kaçırdım, hiç şansım yok mu?

Gecikmiş kayıt talebi çoğu hukuk düzeninde istisnai olarak, gecikmenin haklı bir nedene dayandığının gösterilmesi hâlinde değerlendirilir. Bu bir hak değil, mahkemenin takdirine bağlı bir imkândır ve dosyanın hangi aşamada olduğu belirleyicidir. Dağıtımlar tamamlanmışsa pratik sonuç doğurma ihtimali oldukça düşüktür.

Kripto varlığımı geri alabilir miyim, yoksa para olarak mı ödenir?

Bu, dosyanın yürütüldüğü ülkenin hukukuna ve mahkemenin verdiği karara bağlıdır. FTX dosyasında alacaklar, başvuru tarihindeki değer üzerinden ABD doları cinsinden belirlenmiş, ödemeler de nakit olarak yapılmıştır. Her dosyada aynı yöntemin izleneceği söylenemez; müşteri varlıklarının ayrı tutulduğu ve aynen iadesinin mümkün olduğu yapılar da vardır.

Borsayla imzaladığım sözleşmede yabancı mahkeme yetkili yazıyor. Türkiye'de dava açamaz mıyım?

Yetki şartı her durumda mutlak değildir. Sözleşme MÖHUK m. 26 anlamında tüketici sözleşmesi sayılıyorsa, m. 47/son uyarınca m. 45'teki yetki taraf anlaşmasıyla bertaraf edilemez. Türkiye'de dava açabilmek ile alınan kararı yurt dışında icra edebilmek ise ayrı sorunlardır.

Alacağımı satmayı teklif eden şirketler var, güvenli mi?

Alacak devri hukuken mümkündür ve iflas dosyalarında yaygın bir uygulamadır. Riski, dosyadan beklenen dağıtım oranı bilinmeden erken ve düşük bedelle satış yapmaktır. Devir sözleşmesinin hangi hukuka tabi olduğu, devrin dosyaya usulüne uygun bildirilip bildirilmediği ve sonraki dağıtımlar üzerindeki hakkın kime ait olacağı sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.

Sonuç

Yurt dışı borsa iflasında Türk kullanıcının hakkı kaybolmaz, ama kendiliğinden de korunmaz. Korunması yabancı dosyanın takvimine uyulmasına bağlıdır: kayıt kanalını bulmak, süresi içinde alacağı beyan etmek, bakiyeyi belgelemek. Türkiye'de açılacak dava bu adımların yerine geçmez.

Sonucu belirleyen unsurlar dosyaya özgüdür: borsanın kurulu olduğu ülke, müşteri varlıklarının ayrı tutulup tutulmadığı, sözleşmedeki mülkiyet kayıtları ve alacağın hangi tarih itibarıyla değerlendiği. Belgeleriniz incelenmeden alacağınızın akıbeti hakkında kesin bir şey söylenemez.

İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar
  1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — Kaynağı aç
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — Kaynağı aç
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — Kaynağı aç