Hukuk uyuşmazlıklarında “parasal sınır” tek bir rakam değildir. Tüketici hakem heyetinin görev sınırı, ilk derece kararının istinafa açıklığı ve bölge adliye mahkemesi kararının temyize açıklığı farklı sorulara cevap verir. Bu rakamlardan birinin aşılması, diğer başvuru yolunun da otomatik olarak açıldığı anlamına gelmez.

Dava dosyası, mahkeme sütunları ve kanun yolu oku

19 Temmuz 2026 itibarıyla öne çıkan tutarlar şöyledir:

Sınır2026 tutarıTemel sonuç
Hukuk davalarında istinaf kesinlik sınırı50.000 TLBu tutarı aşmayan para veya para ile ölçülebilen kararlar kural olarak kesindir
Hukuk davalarında temyiz kesinlik sınırı682.000 TLAYM'nin aşağıda açıklanan kabul istisnası dışında, bu tutarı aşmayan bölge adliye mahkemesi kararları kural olarak temyiz edilemez
Tüketici hakem heyeti görev sınırı186.000 TL’nin altıBu değerin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında hakem heyetine başvuru zorunludur

Tablo, genel kuralı gösterir. Dava tarihi, özel kanun, talebin türü ve hükmün hangi tarafça kanun yoluna götürüldüğü ayrıca incelenmelidir.

2026 istinaf sınırı nasıl uygulanır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 341 uyarınca miktar veya değeri 50.000 TL’yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar, 2026 sınırı uygulanıyorsa kesin kabul edilir. Başka bir anlatımla değeri tam 50.000 TL olan bir uyuşmazlıkta verilen karar sınırı aşmaz; 50.001 TL değerindeki bir uyuşmazlık ise diğer şartlar mevcutsa istinafa elverişli olabilir.

Bu değerlendirmede her zaman dava dilekçesindeki toplam tutara bakılmaz. Davacı alacağın tamamını istemiş ve bir bölümü reddedilmişse davacı yönünden reddedilen tutar; davalı yönünden aleyhine hükmedilen tutar önem taşır. Alacağın yalnız bir kısmı dava edilmişse HMK’nın kısmi davaya özgü hesabı uygulanır. Faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti gibi fer’î kalemler sırf sınırı aşmak amacıyla asıl alacağa eklenemez.

Para ile ölçülemeyen davalarda genel istinaf parasal sınırı uygulanmaz. Manevi tazminat davalarında ise verilen kararlara karşı miktara bakılmaksızın istinaf yolu açıktır. Buna rağmen özel kanun bir kararın kesin olduğunu düzenlemiş olabilir. Karar sonundaki “kesin” veya “istinaf yolu açıktır” ibaresi de tek başına belirleyici değildir; kanun yolu kanundan doğar.

2026 temyiz sınırı nedir?

Bölge adliye mahkemelerinin para veya para ile değerlendirilebilen davalara ilişkin kararlarında 2026 temyiz kesinlik sınırı 682.000 TL’dir. HMK m. 362’deki genel kurala göre bu tutarı aşmayan kararlar kesin olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesi 26 Şubat 2026 tarihli E.2026/49, K.2026/48 sayılı kararıyla m. 362/1-a hükmünü “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli” yönünden iptal etmiştir. Karar 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu iptal sonucunda, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek ilk derece hükmünün sonucunu değiştirdiği hâllerde, karar sırf uyuşmazlığın 682.000 TL’lik parasal sınırı aşmaması nedeniyle temyize kapatılamaz. Buna karşılık istinaf başvurusunun esastan reddedildiği bir dosya, temyiz sınırını aşmıyorsa bölge adliye mahkemesinde sona erebilir. İptal yalnız HMK m. 362/1-a’daki parasal engelle ilgilidir; aynı maddedeki konu ve karar türüne bağlı diğer temyiz yasaklarını ortadan kaldırmaz.

HMK m. 362 ayrıca konu bakımından temyiz edilemeyen kararları da sayar. Bu nedenle değer 682.000 TL’yi geçse dahi kararın türü yüzünden temyiz kapalı olabilir. Tersinden, bazı özel kanun hükümleri veya para ile ölçülemeyen talepler farklı bir değerlendirme gerektirir.

Hangi yılın istinaf ve temyiz sınırı esas alınır?

HMK Ek Madde 1’de 7550 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrasında, HMK m. 341 ve 362’deki parasal sınırlar bakımından kural olarak davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır. Dolayısıyla 2024’te açılıp 2026’da karara çıkan bir dosyada sırf karar yılı nedeniyle 2026 rakamları uygulanmaz.

Eski dosyalarda geçiş hükümleri ve değişikliğin yürürlük tarihi ayrıca kontrol edilmelidir. Hazır internet tablolarında yalnız karar yılının seçilmesi, özellikle sınır civarındaki dosyalarda yanlış sonuca götürebilir.

2026 tüketici hakem heyeti sınırı nasıl uygulanır?

Ticaret Bakanlığının 2026 düzenlemesine göre değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Tam 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyetinin görev alanında değildir.

Bu ayrım bir kanun yolu sınırı değil, ilk başvurulacak merciyi belirleyen görev sınırıdır. Uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olması gerekir; taraflardan birinin tüketici olması her sözleşmeyi otomatik olarak tüketici işlemi yapmaz. İşlemin ticari veya mesleki amaçla yapılıp yapılmadığı somut olayda değerlendirilir.

186.000 TL ve üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında, istisnalar saklı kalmak üzere önce 6502 sayılı Kanun m. 73/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuğa, anlaşma olmazsa tüketici mahkemesine başvurulur. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerde dava, tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Tüketici hakem heyeti kararına karşı nereye başvurulur?

Taraflar, hakem heyeti kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketicinin yerleşim yerindeki veya hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine yapılabilir. İtiraz kural olarak kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; hâkim talep üzerine tedbiren durdurmaya karar verebilir.

Hakem heyeti kararına itiraz üzerine tüketici mahkemesinin verdiği karar, 6502 sayılı Kanun’daki özel düzenleme gereği kesindir. Bu nokta, genel HMK istinaf sınırıyla karıştırılmamalıdır. Özel kanundaki kesinlik hükmü, uyuşmazlık değeri 50.000 TL’yi aşsa bile uygulanabilir.

Talepler bölünerek hakem heyetine gidilebilir mi?

Parasal sınırı aşan bir tüketici uyuşmazlığının yalnız sınır altında kalan kısmı için hakem heyetine başvurulamaz. Kanun, aynı uyuşmazlığın parçalara ayrılarak görev kuralının dolanılmasını engeller. Ancak sınırı aşan bölümden açıkça vazgeçilmesi durumunda kalan kısım için başvuru yapılabilir; vazgeçilen kısım sonradan yeniden istenemez.

Birden çok bağımsız işlem veya talep varsa bunların tek uyuşmazlık oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenir. Aynı sözleşmeden doğan kalemleri yapay şekilde ayırmak ile gerçekten bağımsız tüketici işlemlerini ayrı ayrı ileri sürmek aynı değildir.

Üç sınırı karıştırmamak için pratik örnek

2026 yılında 120.000 TL değerinde bir tüketici uyuşmazlığı doğduğunu varsayalım. Tutar 186.000 TL’nin altında olduğundan önce tüketici hakem heyetine gidilir. Heyet kararına karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir ve mahkemenin bu itiraz üzerine verdiği karar özel kanun gereği kesindir. Burada 120.000 TL’nin genel istinaf sınırı olan 50.000 TL’yi aşması sonucu değiştirmez.

Buna karşılık 300.000 TL değerindeki bir tüketici uyuşmazlığı hakem heyetine götürülemez. Dava şartı arabuluculuk sonrasında tüketici mahkemesinde dava açılır. Mahkeme kararının istinafa açıklığı, davanın açıldığı tarihteki HMK sınırı ve tarafın aleyhine olan miktar üzerinden ayrıca belirlenir.

Başvuru öncesi hangi bilgiler kontrol edilmelidir?

Uyuşmazlığın tüketici işlemi olup olmadığı, talebin toplam değeri, davanın açılış veya hakem heyetine başvuru tarihi, kararın türü ve özel kanundaki kesinlik hükümleri birlikte incelenmelidir. Parasal sınırlar her yıl değiştiği için eski bir ekran görüntüsü veya ikincil kaynakla işlem yapılmamalıdır.

İçerik kapsamı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar
  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (özellikle m. 341, 362 ve Ek Madde 1) — Kaynağı aç
  2. 7550 sayılı Kanun: TBMM kanun bilgileri ve kabul edilen metin — Kaynağı aç
  3. Anayasa Mahkemesinin 2026 temyiz sınırını da gösteren kararı — Kaynağı aç
  4. Ticaret Bakanlığı: 2026 tüketici hakem heyeti parasal sınırı — Kaynağı aç
  5. Ticaret Bakanlığı: tüketici hakem heyetlerine ilişkin güncel bilgilendirme — Kaynağı aç
  6. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — Kaynağı aç